Formüle nedir, Formüle ne demek

Formüle; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • "Bir düşünceye bir anlatım biçimi vermek" anlamında kullanılan formüle etmek birleşik fiilinde geçen bir söz

Formüle tanımı, anlamı:

Formül : Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım.

Form : Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge. Biçim, şekil.

Formüler : Formüllerin bir araya toplandığı kitap veya dergi.

Düşünce : Niyet, tasarı. Tasa, kaygı, sıkıntı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

 

Anlatım : Anlatma işi. Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

Vermek : Dayamak. Satmak. Yaymak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Tespit etmek. Ayırmak, harcamak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Sahip olmasını sağlamak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Doğurmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Kazandırmak, katmak. Bırakmak veya bağışlamak.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Fiil : Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem. İş, davranış.

Formüle edilmiş yem : İki veya daha fazla sayıdaki yem maddesinin, belirlenmiş olan özeliklerine göre formüle edilip karıştırılmasıyla elde edilen yem.

Formüle ile ilgili Cümleler

  • Onu kurtaracaksak bir plan formüle etmeliyiz!
  • Onu yanlış şekilde formüle ettim.

Diğer dillerde Formüle anlamı nedir?

Rusça'da Formüle : n. формулирование (N)