Fundagiller nedir, Fundagiller ne demek

Fundagiller; bir bitki bilimi terimidir.

Biyoloji'deki anlamı:

Yaprakları çoğunlukla almaşlı, nadiren karşılıklı, çiçekler er dişi, ışınsal simetrili, kapsül ya da kabaksı meyveleri olan, her dem yeşil, tırmanıcı, ülkemizde 8 cins ve 19 türle temsil edilen çalı ya da yan çalımsı bitkiler.

İngilizce'de Fundagiller ne demek? Fundagiller ingilizcesi nedir?:

the heat tribe

Osmanlıca Fundagiller ne demek? Fundagiller Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

halenciye

Fundagiller hakkında bilgiler

Fundagiller (Ericaceae), Ericales takımına ait bir bitki familyası.

Bu familya kuzey ve güney yarımkürenin ılıman bölgelerinde yayılmış 128 cins ile temsil edilir. Bu familyadan Avustralya’da hemen hemen hiç örnek yoktur.

Çalı ya da ağaç şeklinde, nadiren otsu halde bulunan bitkilerdir. Yapraklar basit, derimsi, daima yeşil ya da yıllık dökülürler. Kulakçık bulunmaz. Yapraklar almaşık dizilişlidir.

Fundagiller anlamı, kısaca tanımı:

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Sigara ağızlığı. Takım elbise. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad.

 

Yeşil : Bu renkte olan. Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı.

Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Tahta, kereste.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile. Karı, eş.

Funda : Süpürge otu.

Fundalar : Fundagillerle birlikte bunlara benzeyen daha başka familyaları da içinde toplayan bir bitki takımı.

 

Süpürge : Süpürme işinde kullanılan araç. Elektrikli süpürge.

Açelya : Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Issız. Kendi kendine yetişen bitki. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer.

Mersin : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Mersingillerden, Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen, yaprakları yaz kış yeşil kalan, gıda ve parfüm sanayisinde ham madde olarak kullanılan, meyvesi murt adıyla bilinen, esansı çıkarılan, beyaz çiçekli, güzel kokulu bir ağaç, mersin ağacı, sazak (Myrtus communis).

Yemiş : İncir. Meyve.

Zaman : Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Çağ, mevsim. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Dönem, devir. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit.

Kuzey : Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer. Yıldız. Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı.

Diğer dillerde Fundagiller anlamı nedir?

İngilizce'de Fundagiller ne demek? : heathers, ericaceae