Gösterim odacığı nedir, Gösterim odacığı ne demek

Gösterim odacığı; Sinema alanında kullanılan bir terimdir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Sinema salonunda görüntülüğün karşısındaki duvarın gerisinde yer alan, salona gösterim penceresiyle açılan, içinde göstericiler ve yardımcı donatım bulunan ufak oda.

Gösterim odacığı anlamı, tanımı

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

Gösterim : Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi, projeksiyon. Sinema, tiyatro, konser vb. sanat dallarında verilen gösterilerden her biri, seans. Sinema salonlarında filmin gösterilmeye başlaması, vizyon.

Odacı : Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem.

Gösterim penceresi : Gösterim odacığının, görüntülüğün karşısına düşen ve göstericinin yansıttığı görüntülerin bu görüntülüğe düşmesini sağlayan ufak deliği.

 

Yardımcı donatım : Bir süreç ya da işlemde üretime dolaylı yoldan katkıda bulunan, denetleç, gösterge türünden aygıtlar.

Sinema salonu : Film gösterimi için seyircilere ayrılan geniş salon.

Gösterici : Gösteri yapan kimse, gösteri adamı, nümayişçi. Fotoğraf, film vb.ni bir yüzeye yansıtmaya yarayan araç, projektör.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

Donatım : Donatma, teçhiz. Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler. Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.

Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.

 

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Pencer : Sebze. Pancar.

Donatı : Teçhizat.

Diğer dillerde Gösterim odacığı anlamı nedir?

İngilizce'de Gösterim odacığı ne demek ? : projection box, box, booth