Gücek nedir, Gücek ne demek

Gücek; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kısa boylu, bodur.

[Bakınız: gücük].

[Bakınız: gübül].

Kollu kadın yeleği.

Bir tarafı geniş bir tarafı dar olan tarla parçası.

Kuyruksuz, kuyruğu kesik hayvan.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Zonguldak şehri, Kozlu bucağına bağlı bir yer.

Gücek anlamı, tanımı

Güce : Giresun iline bağlı ilçelerden biri

Gücek olmak : Saldırmak, üzerine atılmak, vurmak.

Zonguldak : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Kuyruksuz : Kuyruğu olmayan.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Kuyruk : Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.

Kuyruğ : Kuyruk.

 

Bodur : Enine göre boyu kısa ve tıknaz.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Kozlu : Balıkesir şehrinde, Sındırgı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Batman şehri, Gercüş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bingöl şehrinde, Adaklı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bolu şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çanakkale ili, Ayvacık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum ilinde, Pazaryolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Eskişehir ili, Mihalıççık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kars şehrinde, Kötek bucağına bağlı bir bölge. Konya ili, Çavuş nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Samsun kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sivas kenti, Doğanşar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tokat şehrinde, Kozlu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak şehrinde, Kozlu bucağına bağlı bir bölge.

 

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Gübül : Kısa boylu, bodur. Küçük köpek. Yeni doğan çocuk.

Kollu : Kolu olan. Herhangi bir biçimde kolu olan.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Gücük : Kısa, bodur, gelişmemiş, güdük. Kuyruksuz, kuyruğu kesik (hayvan). Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça.

Boylu : Boyu olan. Boyu benzerlerinden uzun olan.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Diğer dillerde Gübre sineği anlamı nedir?

İngilizce'de Gübre sineği ne demek ? : dung fly