Gamalak nedir, Gamalak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir cins çam ağacı.

Katran ağacı.

Sonbaharda tutulup kafeste alıştırılan bir yaşından büyük av kekliği.

Tembel, uyuşuk, yorgun kişi.

Yılgm, korkak.

Karnı büyük olan (kimse için).

Tembel, uyuşuk.

Uyuşuk, yavaş davranan.

Gamalak anlamı, kısaca tanımı

Gama : Yunan alfabesinin üçüncü harfi (g)

Gamalak olmak : Kar yağınca keklik kanadı ıslanıp uçamamak.

Katran ağacı : Toroslarda yetişen bir tür sedir (Cedrus libani).

Sonbahar : Kuzey yarım kürede eylül, ekim ve kasım aylarını içine alan süre, güz, hazan, bağ bozumu. Yaşlılık dönemi.

Alıştırı : Herhangi bir işte kendiliğinden ve hızla doğru sonuca ulaşmayı öğrencilere kazandırmayı amaçlayan öğretim etkinliği. Beden çalışmalarında temel becelerilerin elde edilmesi ve bu becerilerin pekiştirilmesi için yapılan yineleme işi.

Tutulu : Tutulmuş. Tutu olarak alınmış, ipotekli.

Korkak : Çok çabuk ve olmayacak şeylerden korkan (kimse, hayvan).

Uyuşuk : Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş. Gevşek, tembel, sünepe, uyuntu.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Yorgun : Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan, bitap.

 

Katran : Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir madde.

Tembel : İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç. Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ).

Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.

Kafes : Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.

Yaşın : Işık, parlaklık. Şimşek. Gizli.

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Yorgu : Sıcak, durgun hava. Yorum. Usanç.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Diğer dillerde Gamaglobulinopati anlamı nedir?

İngilizce'de Gamaglobulinopati ne demek ? : gammoglobulinopathy