Gemalmaz nedir, Gemalmaz ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Söz dinlemeyen, inatçı: Kâzım gemalmaz bir adamdır.

Yaramaz (çocuk).

Ağzına geni vurdurmayan at.

Gemalmaz kısaca anlamı, tanımı

Söz dinleme : Kural ve komutlara uyma

Vurdurma : Vurdurmak işi.

Dinleme : Dinlemek işi.

Yaramaz : Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan. Çapkın. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı.

İnatçı : Ayak direyen, inat eden, anut, muannit, direngen.

Yarama : Yaramak işi.

Kazım : Kazma işi.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Çocu : Çocuğu.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Kazı : Bir yeri kazma işi, hafriyat. Hak (II). Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

 

Adam : İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

İnat : Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim. İnatçı. Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme.

Söz : Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

At : Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.

Diğer dillerde Geliştirmen anlamı nedir?

İngilizce'de Geliştirmen ne demek ? : developer, builder

Osmanlıca Geliştirmen : kondisyon öğretmeni