Geycek nedir, Geycek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Elbise, çamaşır ve benzerleri giyilecek şey.

Elbise.

Geycek hakkında bilgiler

Geycek, Kırşehir'in Mucur ilçesine bağlı bir köydür. "Geycek" çok eski bir kelime olup tepe ile dağ arası, yaşamaya musait bir mesire, gezinti ve av yeri anlamına gelmektedir. Geycek köyü, adını hemen yanıbaşındaki dağın zirvesine yakın bir yerde yatan Geyikli Baba'dan alır.

Geycek anlamı, kısaca tanımı

Geycek daşı : “eskiden” çamaşırların tokaçlandığı taş

Geycek taşı : Üzerinde çamaşır yıkanan taş.

Geycek yumak : Çamaşır yıkamak.

Geyceklik : Çamaşır yıkanan yer, çamaşırlık.

Kırşehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Av yeri : Av sahası içinde çeşitli su ürünlerinin en uygun olduğu bilinen avlama yerleri.

Geyikli : Balıkesir şehri, Sarıköy nahiyesine bağlı bir bölge. Batman kenti, Kozluk ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale şehri, Geyikli bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan kenti, Üzümlü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum şehrinde, Köprüköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu şehri, Akkaya nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehrinde, Şalpazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Gezinti : Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.

Çamaşır : İç giysisi. Kirli eşyaları yıkama işi.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Elbise : Giysi.

Mesire : Gezinti yeri, gezilecek yer.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

 

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Köydür : Uzun floş eteklik.

Yaşama : Yaşamak işi.

Giyile : Karda batmadan yürümeyi sağlayan ortası iple kafes şeklinde örülü, ağaç çerçeveli bir çeşit ayakkabı.

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Gezin : İki yaşında ki dişi keçi. Bir oğlaklı keçi. İki yaşında koyun. [Bakınız: gezem]. Defa. Elâzığ ilinde, Maden belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Gevşeme süresi anlamı nedir?

İngilizce'de Gevşeme süresi ne demek ? : relaxation time