Gugul nedir, Gugul ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ot bağlamaya yarayan küçük bağ.
Tomurcuk.
Ekmek.
Dürülmüş yağlı ekmek.
Barabot denilen balık ağı torbasının tepesine konan işaret mantarı.
Balık ağının en çok balık toplanan sık gözenekli yeri.
Yığılmış iş. Zibilinen gugulunan urğaşacahsan..
Bir cins tuzlu lokum.
Gugul anlamı, kısaca tanımı
Gugu : Tavuk çağırma ünlemi. Konuşma sırası: Guguyu kime verdiniz ?. Aptal
Gugula : Başlık, kukulata.
Guguldanmak : Çocuk konuşmaya başlamak, konuşur gibi yapmak.
Gugulik : Odanın ışık ve hava alması için dama açılan penceresi, tepe penceresi. En yüksek yer, zirve.
Guguluz : [Bakınız: guguz].
Gözenekli : Gözeneği olan.
Toplanan : Toplama işleminde toplamı oluşturan sayılardan her biri.
Tomurcuk : Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz. Çiçek açacak gonca.
Gözenek : Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.
Bağlama : Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.
Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
Gözene : Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık, gözlük.
İşaret : Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.
Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.
Topla : Üç parmaklı dirgen.
Gözen : Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse. Sulak yer. Kiler. Pınar: Bugün gözen ayıkladık. Keler, bir çeşit kertenkele. Sevimli, hoşa giden. Tunceli kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
İşare : İşaret.
Torba : Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Er bezi, husye, testis. Vücutta meydana gelen şişlik. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.
Tuzlu : Tuzu olan. Yapılışında tuz bulunan, tuzu çok olan. Çok pahalı.
Diğer dillerde Guguksular anlamı nedir?
İngilizce'de Guguksular ne demek ? : cuckoos and plantain eaters, cuckoos and plantain-eaters

Bu kısımda Gugul nedir? Gugul ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gugul tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gugul hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.