Hafiflemek nedir, Hafiflemek ne demek

Hafiflemek; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de mecaz olarak kullanılır.

  • Herhangi bir sebeple eski ağırlığı azalmak
  • Etkisi, gücü azalmak.
  • Bir sıkıntıdan kurtulmak, rahatlamak.

Hafiflemek ile ilgili Atasözü veya Deyim

yüreği ferahlamak (veya hafiflemek) : kaygıdan kurtulmak.

Hafiflemek kısaca anlamı, tanımı

Hafi : Gizli, saklı

Hafif : Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

Hafifleme : Hafiflemek işi.

Rahatlamak : Üzüntü, sıkıntı, tedirginlik veren bir durum ortadan kalkmak veya azalmak, rahata kavuşmak. Sakinleşmek.

Rahatlama : Rahatlamak işi, relaks.

Kurtulmak : Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak. Bağını koparıp kaçmak. İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak. Doğurmak. Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak.

Kurtulma : Kurtulmak işi.

Azalmak : Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

 

Kurtul : Bursa ili, Gemlik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Azalma : Azalmak işi, eksilme, tenakus.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Rahat : İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur. Aldırmaz, gamsız. Kolay bir biçimde, kolaylıkla. "Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut. Sıkıntı ya da yorgunluk, tedirginlik vermeyen. Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan.

Gücü : Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Sebe : Çaba.

Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

Kurt : Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan (Canis lupus). İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz. Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. Bazı böceklere veya bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. Yumuşak vücutlu, uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız veya çok ilkel ayaklı küçük hayvan. Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız.

 

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

Ağır : Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

Diğer dillerde Hafif timpanik ses anlamı nedir?

İngilizce'de Hafif timpanik ses ne demek ? : subtympanic sound