Heparan sülfat nedir, Heparan sülfat ne demek

Heparan sülfat; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

D-glikozamin ve idüronik asidin sülfat esterlerinin bir polimeri olup karaciğer ve akciğerde yapılan kan pıhtılaşmasını önleyen bir glikozaminoglikan.

Heparan sülfat kısaca anlamı, tanımı

Hepar : Karaciğer

Sülf : Kükürt.

Sülfat : Sülfürik asidin tuzu ya da esteri.

Glikozaminoglikan : Amino şeker türevlerinin tekrarlanan disakkarit birimlerinden oluşan, hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren, proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan, kıkırdak ve kemik gibi dokularda hücreler arası zemin maddesini meydana getiren, hiyaluronik asit, kondroitin sülfat, keratan sülfat, heparin gibi herhangi bir polisakkarit grubu. Mukopolisakkarit. Genellikle bir amino şeker (sülfatlanmış veya sülfatlanmamış glikozamin veya galaktozamin) ve bir üronik asitten (glukoronik asit veya idüronik asit) oluşmuş yinelenen disakkarit birimlerinden oluşan hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan, kıkırdak ve kemik gibi dokularda hücreler arası zemin maddelerini meydana getiren hiyalüronik asit, kondroitin sülfat, keratosülfat, heparin gibi herhangi bir polisakkarit grubu, mukopolisakkarit, asit mukopolisakkaritler, hayat zamkı.

 

Kan pıhtılaşması : Kan pıhtısının oluşumunu sağlayan karmaşık iki grup biyokimyasal reaksiyon. İlk grup inaktif protrombinin aktif enzim olan trombine çevrilmesi, ikinci grup trombinin katalizlediği fibrinojenin fibrine dönüşmesi reaksiyonları. Kanın pelte gibi katılaşıp pıhtı hâline gelmesini sağlayan bir seri olaylar dizisi, trombokinezis. Bu olaylar bir diğerini katalize eden üç aşamadan oluşur. ekstrinsik veya intrinsik yolla, birçok pıhtılaşma faktörün de etkisiyle protrombin atktivatörü oluşması. Protrombinin etkin enzim olan trombine dönüşmesi. Fibrinojenin fibrine dönüşmesi.

Pıhtılaşma : Sıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi.

Glikozamin : Glikoz şekerinin amino türevi. N-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri. Glukozamin. Glikoz şekerinin amino türevi. N-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Esterler : Bir asidin bir alkolle birleşerek aralarından bir su molekülü çıkarması ile olan bileşikler. Alkollerin, organik ya da anorganik asitlerle oluşturdukları bileşikler. Bir asidin alkolle birleşerek aralarında bir molekül su çıkarmasıyla oluşan bileşikler.

Polimeri : Polimerlik.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

Polimer : Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı (birleşikler).

 

Glikoz : Karbon, hidrojen ve oksijenden oluşup özellikle üzüm suyunda bulunan şeker, üzüm şekeri yapısındaki basit şeker (C6H12O6).

Ester : Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde.

Pıhtı : Koyulaşarak yarı katı duruma gelmiş sıvı.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Poli : Çok, fazla. Bütün alt birimleri sitozin olan homopolimer. Bütün alt birimleri timin olan homopolimer. Bütün alt birimleri urasil olan homopolimer.

Este : Toprak evlerin üstü, damı.

Diğer dillerde Heparan sülfat anlamı nedir?

İngilizce'de Heparan sülfat ne demek ? : heparan sulfate