İş güvencesi nedir, İş güvencesi ne demek

İş güvencesi, en sade şekilde ifade edilmek istenirse, bir iş yerindeki tüm çalışanların, işlerine devam edememesi ya da herhangi bir çalışanın işten çıkartılmasının istenildiği bir durumda, çalışanların haklarını savunabilmeleri için yapılan bir yasal düzenleme diyebiliriz. Bu yasal düzenleme, sözleşme ile çalıştırılan işçilerin, çalışma şartları ve çalışma ortamında sahip olabileceği hakların yanında, sorumluluklarını da içermektedir.

İnsanlar hayatlarını sürdürebilmeleri amacıyla çok çalışmak ve yaşayabilecekleri kadar para kazanmak zorundadır. Kaliteli bir işte çalışmak isteyen bir kişi o iş konusunda yeterli olabilecek olan eğitime, beceriye ve tecrübeye sahibi olmalıdır. Bir insan, ancak bu yeterlilikler vesilesi ile istediği işe girebilmektedir.

Bazı durumlarda ise sadece işe girmek yetmez, o iş yerinde kalıcı eleman olabilmek için işletmenin veya firmanın ona yüklediği bazı özel sorumlulukları yerine getirmesi ve istikrarını koruması gerekir. İnsanlar çoğu zaman sadece böyle bir durumda hayal ettikleri mevkiye yükselebiliyor ve hayalin kurdukları kazancı sağlayabiliyorlar. Tersi bir durumda malum firma, kendi vizyon ve misyonuna göre hareket etmeyen çalışanların iş hayatlarına son verebilmektedir.

 

Bir çalışanın işine son verilmesi durumu, bazen gerçekten haksız yere verilen bir karar sonucu oluşabilmektedir. Böylesi bir durumda, doğal olarak işçinin kendini demokratik olarak savunma hakkı ortaya çıkar. İşte bu gibi durumlarla karşılaşan elemanlar için ülkemizde iş güvencesi kanunu vardır ve onlara yol gösterici bir niteliğe sahiptir.

İş Güvencesi Kapsamı

30 ya da çok daha fazla çalışanın bulunduğu iş yerlerinde, bir çalışanın bu kapsama girebilmesi için en az 6 ay çalışıyor durumda olması gerekir. Altı aylık çalışma durumunda kişi, hamilelik izni ve raporlu hasta olma haklarına da sahip olur. Ayrıca bu haktan yararlanabilmesi için bu 6 aylık bu sürenin tamamını aynı firmada geçirme şartı yoktur. Eğer çalışan, işveren kişinin başka bir işyerinde hali hazırda çalışmışsa bu zaman dilimi de öncekine eklenmektedir.

İş Sözleşmesi Feshi ve Çalışan Hakları

İş güvencesi kapsamında olan bir çalışanın sözleşmesini, iş yeri sahibi kendi inisiyatifine göre feshedemez. İşverenin sözleşmeyi feshetme konusunda, çalışanın davranışlarını, yeterliliğini ve iş yapma kriterlerinden kaynaklanan geçerli bir sebebi olmak zorundadır. Ayrıca işverenin fesih durumunu yazılı olarak bildirmesi ve yine sebebini de o yazılı mukavelede açık bir biçimde belirtmesi gerekmektedir. Bunun tersi bir durumda fesih işlemi tümden geçersiz sayılmaktadır.

İş Güvencesi Tazminatı

Sözleşmesi feshedilen çalışan, iş feshinin kendisine bildirilmesine sebep olan konuların geçerli nedenler olmadığını iddia ederek 1 ay içinde işçi mahkemesinde hakkını aramak amacıyla dava açabilmektedir. İşveren, iş sözleşmesini feshetme sebeplerini ispatlamakla, işçi ise bu öne sürülen sebeplerin tam tersini ispatlamakla yükümlüdür. İş sözleşmesinin feshi, makul bir olaya dayandırılmadığı ispatlanırsa, fesih bildirimi kanunen geçersiz sayılmaktadır. Bu durumda işveren, çalışanını çok geçmeden (en çok 1 ay içinde) eski çalıştığı işine geri almak zorundadır. İşveren bu yükümlülüğü işletmemesi halinde durumunda en az 4, en çok 8 yıllık maaş ücreti ile belirlenen iş güvencesi tazminatını ödemek zorunda kalır. İşinden haksız yere çıkarılan çalışan, kararın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 10 iş günü içinde eski işine yeniden başlamak için işverene bizzat başvurması gerekmektedir. Tersi durumda, fesih işlemi yeniden yürürlüğe alınır ve işveren bu durumun sadece hukuki sonuçları ile muhatap olur.

 

İş hayatında gerçekten başarılı olabilmek için öncelikle insanın en sevdiği işi yapması gerekmektedir. Bu işi yaparken de çalışan, mutlaka kendi yükümlülük ve sorumluluklarının çok net bilincinde olmalıdır. Bu anlamda kendisine profesyonel bir çalışan örneği göstererek, işe başlarken kesinlikle iş sözleşmesi yaptırmalıdır. Sözleşmenin varlığı hem işveren için hem de çalışan kişi için iş hayatının vazgeçilmezleri arasındadır.