İşverenin olacağı kararlaştırılmış bulgu nedir, İşverenin olacağı kararlaştırılmış bulgu ne demek
Teknik terim anlamı:
Çalışma sırasında bulunacak yenilikler için, işverenin belge alması önceden uygun bulunmuş ve anlaşmaya varılmış bulgular.
İşverenin olacağı kararlaştırılmış bulgu anlamı, tanımı
Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret
İşve : Kadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda.
İşveren : İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron.
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Karar : Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.
Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.
Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.
Yenilik : Yeni olma durumu. Yenileşim. Eskimiş, zararlı veya yetersiz sayılan şeyleri yeni, yararlı ve yeterli olanlarıyla değiştirme, teceddüt. Yeni olan bir şeyin özelliği.
Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
Yenili : Henüz. Kırıkkale şehrinde, Balışeyh belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.
Anlaş : Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
Varıl : Ağaç su kabı.
Yenil : Hafif.
Çalış : Çalma işi.
Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.
Diğer dillerde İşverenin olacağı kararlaştırılmış bulgu anlamı nedir?
İngilizce'de İşverenin olacağı kararlaştırılmış bulgu ne demek ? : conditional brevet for employer

Bu kısımda İşverenin olacağı kararlaştırılmış bulgu nedir? İşverenin olacağı kararlaştırılmış bulgu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İşverenin olacağı kararlaştırılmış bulgu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İşverenin olacağı kararlaştırılmış bulgu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.