İdüronik asit nedir, İdüronik asit ne demek

İdüronik asit; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İdozdan elde edilen üronik asit. L- idüronik asit glukuronik asidin bir epimeridir ve dermatan sülfat, heparan sülfat, kondroitin sülfat B ve heparinin yapısında bulunur.

İdüronik asit anlamı, kısaca tanımı

Asit : Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız

Kondroitin sülfat : D glukuronik asit ve N-asetil D galâktozamin 4 ya da N-asetil D galâktozamin 6 sülfat disakkarit birimlerinden oluşan, kondroitin 4 sülfat (kondroitin sülfat A) ve kondroitin 6 sülfat (kondroitin sülfat C) şeklinde iki tipi olan, bağ dokusu, hiyalin ve elâstik kıkırdakta, arterlerin duvarında ve omurlar arası diskin merkezi kısmında bulunan bir glikozaminoglikan. Omurgalılarda D-glukoronik asit ve N-asetil-D-galaktozamin-4-sülfat veya N-asetil-D-galaktozamin-6-sülfat disakkarit birimlerinden oluşan, kondroitin-4-sülfat (kondroitin sülfat A) ve kondroitin-6-sülfat (kondroitin sülfat C) biçiminde iki tipi olan, bağ dokusu, hiyalin ve elastik kıkırdakta, arterlerin duvarında ve omurlar arası diskin merkezi kısmında bulunan bir glikozaminoglikan.

Dermatan sülfat : Deri, kan damarları ve diğer organların hücre dışı matriksinde bulunan N-asetil-galâktozamin kapsayan bir glikozaminoglikan. D-idüronik asit ve N-asetil D-galaktozamin 4-sülfatın bir polimeri olup deride bulunan bir glikozaminoglikan.

 

Heparan sülfat : D-glikozamin ve idüronik asidin sülfat esterlerinin bir polimeri olup karaciğer ve akciğerde yapılan kan pıhtılaşmasını önleyen bir glikozaminoglikan.

Heparin : Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.

Sülfat : Sülfürik asidin tuzu ya da esteri.

Hepar : Karaciğer.

Derma : Temriye, egzama. Deri.

İdoz : Formülü C6H12O6, e.n. 156 °C, mol kütlesi 180,1 g , glukozun izomeri, ve pentahidroksi heksanal olan, bir aldoz. Altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri.

Kond : Koyun bacağından çıkan, hiç aşınmamış taze aşık kemiği.

 

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Sülf : Kükürt.

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

L : Türk alfabesinin on beşinci sırasında yer alan ve Le adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ötümlü diş eti-avurt ünsüzünü gösterir. Romen rakamları dizisinde 50 sayısını gösteren işaret. Lösin amino asit. Özel molekül konfigürasyonunu gösteren ön ek (L-glikoz). Ribozomun büyük alt birimindeki proteinler. Litre.

B : Türk alfabesinin ikinci sırasında yer alan ve Be adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ötümlü, çift dudak patlayıcısını gösterir. Nota işaretlerini harflerle gösterme yönteminde İngilizler b harfiyle “si”yi, Almanlar ise “si bemol”ü gösterirler. Bor elementinin simgesi. Van der Waals eşitliğinde moleküllerin kapladığı hacim. Regresyon kat sayısı. l.Bor. 2.5-Bromoüridin. Müzik edebiyatında ve dizgelerde Sİ notasını ifade eden harf. Ülkelerin, kurumların ve yatırım araçlarının orta güvenilirlik aralığını gösteren ve derecelendirme kuruluşu tarafından verilen not. B’nin sayıları arttıkça güvenilirlik derecesi yükselir; işaret değişiklikleri her bir konum için olumlu veya olumsuz gelişmelere işaret eder (BB, BBB, B+, BB- vb).

Diğer dillerde İdüronik asit anlamı nedir?

İngilizce'de İdüronik asit ne demek ? : iduronic acid