İkame mallar nedir, İkame mallar ne demek

İkame mallar; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Birbirlerinin yerine tüketilebilen, çapraz fiyat esnekliği pozitif olan mallar. karşılığı tamamlayıcı mallar.

İkame mallar anlamı, tanımı

Mallar : Emvâl. Yararlanılabilecek ve kullanılabilecek nitelikte olan taşınır mallar

İkame : Yerine koyma, yerine kullanma. Ortaya koyma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Yerine konulan, yerine geçen.

İkame mal : Birbirlerinin yerine geçen, konulabilen mal.

Mükemmel ikame mallar : Her zaman belli bir oranda birbirinin yerine kullanılabilen, marjinal ikame oranı sabit olan, diğer bir deyişle doğru biçimindeki kayıtsızlık eğrisinde yer alan mallar.

Yakın ikame mallar : Çapraz fiyat esnekliği yüksek olmakla birlikte tüketicinin gözünde farklı malmış gibi algılanan ve aynı ürün grubu içinde yer alan ikame mallar.

Tamamlayıcı mallar : Tüketimi birlikte gerçekleşen, çapraz fiyat esnekliği negatif olan mallar. karşılığı ikame mallar.

Fiyat esnekliği : [Bakınız: istem fiyat esnekliği, sunum fiyat esnekliği].

Tamamlayıcı : DNA çift ipliğinin ayrılarak her birinden yeniden çift iplikli DNA oluşması için tamamlayıcı nükleotitlerin bu ipliklere bağlanması. Bir reaksiyonun olabilmesi için enzimle substratın anahtar kilit ilişkisi gibi iki molekülün birbirini bütünlemesi. Komplementer. [Bakınız: tamlayan].

 

Pozitif : Olumlu, negatif karşıtı. Artı.

Çapraz : Eğik olarak birbiriyle kesişen. Eğik bir biçimde. Karşı tarafın yanı. İki taraflı, karşılıklı. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu. Kopça, düğme. Bir tür olta iğnesi.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Fiyat : Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Esnek : Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.

Tamam : Bütün, tüm. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Evet. Eksiksiz. Tamamlanmış, bitmiş. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Tama : Cehennem.

Diğer dillerde İkame mallar anlamı nedir?

İngilizce'de İkame mallar ne demek ? : substitute goods