İkincil oosit nedir, İkincil oosit ne demek

İkincil oosit; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Dişi eşey hücresinin olgunlaşması sırasında, birinci mayoz geçirmiş ve ikinci mayozu geçirecek olan hücre. Bu hücre bölününce oluşan iki hücreden biri ikincil kutup hücresi olur. Sekonder oosit.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Dişi eşey hücresinin olgunlaşması sırasında I. mayozu geçirmiş ve II. mayozu geçirecek hücre, sekunder oosit.

İkincil oosit tanımı, anlamı

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen

İkincil : Sırada önem bakımından ikinci derecede olan, tali, sekunder.

Oosit : Büyüme evresini tamamlamış fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet.

Sekunder oosit : İkincil oosit.

Kutup hücresi : Mayoz bölünmesi sırasında yumurta hücresinin yanında oluşan ve sonra körelen hücreler. Halkalı solucanların ya da yumuşakçaların embriyolarında olduğu gibi küçük hücrelerden tomurcuklanan büyük hücre. Böcek embriyolarının çok erken safhasında kuyruk ucundan farklılaşan ve bunlardan eşey hücrelerinin geliştiği büyük hücreler. Kutup yakınında, kutup çevresinde, kutupla ilgili olan.

 

Eşey hücresi : Dişi ya da erkek eşey organlarında meydana gelen ve birleşerek döllenmiş yumurtayı (zigot) oluşturacak dişi hücre (yumurta) ya da erkek hücre (sperm). Gamet. Dişi veya erkek eşey organlarında meydana gelen ve birleşerek döllenmiş yumurtayı oluşturacak dişi ve erkek hücreler, gamet. Dişilerde yumurtalık, erkeklerde ise testisin geliştiği köken hücre, cinsiyet hücresi, gonosit.

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Sekonder : İkincil.

Sekunder : İkincil.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).

Bölün : Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.

Mayoz : Eşey organlarında eşey hücrelerinin oluşması sırasında diploit veya somatik kromozom sayısının yarıya indiği ve dört haploit hücrenin oluştuğu hücre bölünmesi tipi. Redüksiyon bölünmesi, indirgeme bölünmesi. Eşey organlarında eşey hücrelerinin oluşması sırasında diploit veye somatik kromozom sayısının yarıya indiği ve dört haploit hücrenin oluştuğu hücre bölünmesi tipi, indirgeme bölünmesi, indirgenme bölünmesi, mayotik bölünme, mayoz bölünme, redüksiyon bölünmesi. (Eş anlamlısı: redüksiyon bölünmesi), İndirgeme bölünmesi; ana gözede bulunan diployid kromozom sayısını yarıyarıya yani hoployid sayıda kapsayan gözelerin meydana gelmesi ile sonuçlanan bir göze bölünmesi tipi.

 

Kutup : Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri. Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri. Gök küresinin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri. Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri. Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse. Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Diğer dillerde İkincil oosit anlamı nedir?

İngilizce'de İkincil oosit ne demek ? : secondary oocyte, secondary oocyt