İt dalaşı nedir, İt dalaşı ne demek
İt dalaşı; bir askerlik terimidir.
- İki ülkeye ait savaş uçaklarının birbiri çevresinde burgu gibi dönüşlerle taciz için manevra yapması

İt dalaşı hakkında bilgiler
İt dalaşı, iki ülkeye ait savaş uçaklarının birbiri çevresinde burgu gibi dönüşlerle taciz için manevra yapması anlamında kullanılmaktadır.
Bir askerlik terimi olup, kökeni I. Dünya Savaşı'na dayanmaktadır. Savaş uçakları arasında havada yapılır. Dalaşma, bir savaş uçağını vurabilecek konuma gelme ve aynı zamanda o savaş uçağı tarafından vurulmayacak duruma gelmeye çalışma şeklinde devam eder. İt dalaşları Türk ve Yunan savaş uçakları arasında Ege Denizi üzerinde yaşanmakta, iki ülke arasında gerginlik oluşmasına neden olmaktadır.
İt dalaşı kısaca anlamı, tanımı:
Ülke : Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket.
Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal.
Uçak : Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare.
Çevre : Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Yağlık. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam.
Burgu : Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon. Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet.
Dönüş : Dönme işi. Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.
Taciz : Tedirgin etme, rahatsız etme.
Manevra : Hareket, gidiş geliş. İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. Lokomotifin, katar katmak veya katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hatta geçmesi. Tatbikat. Geminin bir yere yanaşmak veya bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. Bir aletin işleyişini düzenleme, yönetme işi veya biçimi.
Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay. Yapmak işi.
Dalaş : Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma.
Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.
Askerlik : Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.
Terim : Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri.
Köken : Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Soy, asıl. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap.
Dünya : Herkes. Dış, çevre, ortam. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia.
Dayanmak : Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Varmak, ulaşmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak.
Hava : Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Keyif, âlem. Çevreyi kuşatan boşluk. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Esinti. Çekicilik. Tarz, üslup. Gökyüzü. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü.
Diğer dillerde İt dalaşı anlamı nedir?
İngilizce'de İt dalaşı ne demek? : n. dogfight

Bu kısımda İt dalaşı nedir? İt dalaşı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İt dalaşı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İt dalaşı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.