İzlence bölümü nedir, İzlence bölümü ne demek

İzlence bölümü; Televizyon alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

İzlenceleme işini yapan, izlence çizelgesini hazırlayan, bunların aksaksız olarak uygulanmasını düzenleyen, gereğinde yedek izlenceleri yayına koyan bölüm.

İzlence bölümü tanımı, anlamı

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

İzlence : Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, program.

İzlence çizelgesi : Bir izlencenin yayın günü, saati, süresi, konusu, yapımcısı, yönetmeni ve yapımla ilgili bütün gerekli bilgileri kapsayan çizelge. Belirli bir süre içinde bu çeşit ayrı ayrı izlencelerin birleştirilmesinden oluşan çizelge.

İzlenceleme : Bir izlencenin tasarlanması, yazılması ve denenmesi ile ilgili işlerin tümü. Verilen bir sorunu bilgisayarda çözmek için gerekli komutlar dizisini hazırlama. Bir sinemada gösterilecek filmlerin seçimi, sürelerinin düzenlenmesi, filmlerin zamanında elde edilmesi, izlencenin yayımlanması, tanıtılması işi. Yapımı, yayını tasarlanan izlencelerin saptanması. İzlencenin, izlence çizelgesinin hazırlanması.

 

Düzenleyen : Bir karşılaşmayı planlayan ve gereklerini yerine getiren kişi.

Uygulanma : Uygulanmak işi.

Çizelge : Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.

Gereği : Pazar.

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Çizel : Biçimlere ya da biçimsel özellik ve bağıntılara ilişkin.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Koyan : Tavşan.

Aksak : Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

Bunla : Bunlar.

Hazır : Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.

Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

 

Diğer dillerde İzlence bölümü anlamı nedir?

İngilizce'de İzlence bölümü ne demek ? : programme department