Kürdek nedir, Kürdek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kadın ceketi, uzun hırka.
Kısa, kolsuz hırka.
[Bakınız: kürde].
Sabahları kuzeyden yavaş yavaş esen yel.
Harmanda yığını yaymakta kullanılan ucu çengelli, uzun saplı araç.
Kürdek kısaca anlamı, tanımı
Kürde : Kadın ceketi, uzun hırka. Dışı basma, içi pamuklu kadın ceketi. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta.). Şiş gibi bir çeşit ince kılıç
Yavaş yavaş : Yavaş bir biçimde, ağır ağır, adım adım, aheste aheste, aheste beste, sepil sepil. Azar azar. Gitgide.
Sabahları : Sabah vaktinde. Her sabah.
Harmanda : Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.
Çengelli : Çengeli olan veya ucu çengel biçiminde olan.
Yaymak : Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek. Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak. Çevreye dağılmasına sebep olmak. Birçok kimseye duyurmak. Koyun, inek vb.ni otlatmak. Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek. Sınırı genişletmek.
Kolsuz : Kolu olmayan. Kol geçirilmemiş olan (giysi).
Harman : Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
Kolsu : Kolu andıran, kola benzeyen, kol gibi.
Saplı : Sapı olan. Büyük kepçe. Saplanmış olarak.
Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.
Hırka : Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, kumaştan, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde, önden açık, kollu üst giysisi. Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, kumaştan, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde giysi. Dervişlerin giydikleri üst giysisi.
Yayma : Yaymak işi. Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi.
Ceket : Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi.
Sabah : Sabah ezanı. Sabah namazı. Sabahleyin. Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman.
Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.
Kuzey : Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer.
Harma : Eski yapılarda kırılmak üzere olan çatı ağaçlarının altına vurulacak direğe başlık olarak konulan parça, destek.
Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.
Diğer dillerde Küratif tedavi anlamı nedir?
İngilizce'de Küratif tedavi ne demek ? : curative treatment

Bu kısımda Kürdek nedir? Kürdek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kürdek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kürdek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.