Kütle izgesi nedir, Kütle izgesi ne demek

Kütle izgesi; Fizik alanında kullanılan bir kelimedir.

Fiziksel anlamı:

Öğeciksel yerdeş üşerlerin, kütle izgeçizeri ile elde edilen izlerinin kütlelerine göre dağıtılımını gösteren artı üşer izgesi.

Kütle izgesi tanımı, anlamı

İzge : Çeşitlilik. Işığın dalga boylarına göre ayrılmış biçimi; her dalga boyundaki ışık yeğinliğini gösteren çizge. Matematik bir işlerin özgün değerlerinin tümü. Beyaz aşığı oluşturan renklerin, sıklık ya da dalga boyu sırasınca dizildiği görüngü. Bir akımmıknatıssal ışınım, kendisini oluşturan dalga boylarına ya da sıklıklara ayrıştırıldığında elde edilen çizge. anlamdaş alkım. (Zaman dizileri). İzgesel dağılım ve yoğunluk işlevlerinin çizgesel gösterimi. [Bakınız: izgesel yoğunluk işlevi]. E doğrusal uzayından kendisine tanımlı T doğrusal dönüşümü için, T nin çözen kümesinde olmayan bütün sayıların oluşturduğu küme. K oyutu üzerindeki E birimli cebirinin bir öğesi için tersinir değildir kümesi. [Bakınız: spektrum]. Elek-tromıknatıslı ışınımların, kendilerini oluşturan dalga uzunluklarına ya da yinelenimlere ayrıldıklarında sağlanan sonuç. (Görünür ışık bölümünde bunun iyi bir örneği, beyaz ışığın bir optik biçmeden geçtiğinde ortaya çıkan renkler kuşağıdır). İnsan kulağının algılayabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin kuşağı; ses izgesi. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol

 

Kütle : Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle.

Kütle izgeçizeri : İçinden hızla geçen yüklü öğesel parçacıklara elektriksel ve mıknatıssal alanların uygulanmasıyla, bu parçacıkların yörüngelerinde oluşan sapmaları değerlendirerek parçacıkların kütlelerini sağlıklı biçimde ölçmeye yarayan aygıt.

Artı üşer : Elektriksel alan içinde, alan çizgileri doğrultusonda alt-üşeğe doğru devinen üşer.

İzgeçizer : Özdeklerin izgelerini, dalga boyuna göre ışık yeğinliklerinin değişimini çizen aygıt. İzgeyi oluşturan ışınımların erkelerini dalga boylarına ya da sıklıklarına göre çizen aygıt.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Yerdeş : İldeş, hemşeri. Öğecik sayıları (Z) eş, çekinsel kütleleri değişik çekinlerden her biri. Atom sayıları eş, çekirdek kütleri değişik çekirdeklerin her biri. Hemşeri.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Öğecik : Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Bir R örgüsünde (kümeler dolamında) sıfırdan (boş kümeden) ayrımlı ve biçiminde hiçbir öğesi varlamayan öğesi.

 

Yerde : Bir yumrukoyuncusunun, yediği yumruk sonucu, ayaklarından başka vücudunun herhangi bir yeri ile yere değmesi, ayakta bitik duruma gelmesi, iplere asılı kalması, yumruklaşma alanı dışına çıkması ya da düşmesi hali.

Üşer : Elektrik yüklü öğecik ya da öğecik kümesi. Eksi üşerler eksicik edinerek, artı üşerler eksicik yitirerek oluşurlar.

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Artı : Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Diğer dillerde Kütle izgesi anlamı nedir?

İngilizce'de Kütle izgesi ne demek ? : mass spectrum