Kılıçlıyayla nedir, Kılıçlıyayla ne demek

Kılıçlıyayla; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Antalya şehrinde, Kaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kılıçlıyayla tanımı, anlamı

Kılı : Ufak tefek, çelimsiz. Dana. Şakacı, güldürücü kişi. Çocuk oyununda bir süre için oyundan ayrılanın yerine koyduğu iz, bel

Kılıç : Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah. Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Bu silah kullanılarak oynanan, hedef bölgesi baş, gövde ve kollar olan bir tür kılıç oyunu.

Kılıçlı : Kılıç taşıyan. Üzerinde kılıç motifi olan. Kılıcı olan.

Yayla : Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato. Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri.

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

 

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Antalya : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

 

Kaş : Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar. Kemerli ve çıkıntılı şey veya yer. Sarp kayalık, uçurum. Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm. Duvar, bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Sarp kayalıklar, uçurum. Tepe, dağ. Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Yokuşun düzlüğe çıkılacak yeri, yokuşun başı. Patika, ince yol. Suyun, toprağın bir yanını oyup diğer yanını yükselttiği kısmı. Duvar, duvarın üstü. Çatı saçağı. Dam. Balkon. Semerin iki yanındaki ağaçlar. Ufuk. Mısır kırması. Mısır kırması ile yapılan çorba. Ocağın kemeri : Ocağa kaş çevirmek her ustanın işi değildir. Köprünün kemeri. Kemençede telleri yüksekçe tutmaya yarayan, eşiğin yanında bulunan, kaş biçimindeki delikler. Su kaynağı. Ev, oda, ahır ve benzerleri yapılarda dama uzunlamasına atılan atmaların altına, iki yana, yapı uzunsa ortaya gelecek biçimde enlemesine yerleştirilen ağaçlar. Dağlık, kayalık yolun dönemeci. Sergen, raf. Semerin üst, ön tarafında binenlerin tutunması veya yüke ait ipin bağlanmasına yarayan iki, ağaç çıkıntı. Yokuş, uçurum. Boylu boyunca uzanmış büyük kısmı toprağa gömülü kaya. Taraf, geçe. Uçurum, set, duvar. Kaç?. Kaş// kaş goz: kaş ve göz gibi çehreye ait uzuvlar// kaş kiprik: bk. kaş kirpik// kaş kirpik: kaş ve kirpik, bk. kaş kiprik// kaş yihmak: melul olmak, mahzun olmak Artvin Yusufeli Uşhum köyü. Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa yumuşak tüyler. Toprak damlarda duvarı taşan kısım. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar; Alçılı Delice Ankara). Alçak duvar. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar. Eğer ve semerin önündeki sivri kısım. Tepelerde su ayırımı çizgisi. (Kadıköy Buldan Denizli). Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa, yumuşak tüyler. Eyerin ve semerin önünde ve ardında olan yükseklikler. Kavun ve karpuz dilimi. Damın saçağı. 4.Ufuk. Gümüşhane kenti, Kelkit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Kılıçlılar anlamı nedir?

Osmanlıca Kılıçlılar : ehl-i seyf, erbab-ı seyf