Kıranlık nedir, Kıranlık ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çoluk çocuk.
Kıtlık, kuraklık.
Kötülük, fenalık.
Yokluk, kötülük (ilenç).
Kalabalık, çokluk.
Kıranlık anlamı, tanımı
Kıra : Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, bağırtı. Fasulye. Çevre, kıyı, kenar, uç
Kıranlı : İzmir ilinde, Kozak nahiyesine bağlı bir bölge.
Kıran : Kırma işini yapan (kimse). Dağ sırtı, tepe, bayır. Kıyı, kenar, çevre, uç. Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet. Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. Kıraç toprak.
Kıranlıkoz : Kastamonu ilinde, Cide belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Çoluk çocuk : Çocuklarla birlikte aile topluluğu. Bir işte gereken deneyimi kazanmamış yaşça küçük kimseler, gençler.
Kalabalık : Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu. Sayıca çok. Gereksiz, karışık şeyler topluluğu.
Kuraklık : Kurak olma durumu, kurak hava, yağışsızlık.
Kötülük : Kötü olma durumu, kemlik, şer. Zarar verecek davranış ya da söz.
Fenalık : Kötülük, şer.
Yokluk : Yok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet. Fakirlik, yoksulluk. Hiçlik.
Çokluk : Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı. Çoğunluk. Sık sık, çokça, çok kez. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.
Kıtlık : Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma. Kuraklık, savaş vb. nedenlerle ürünün yetişmemesi ve bundan doğan açlık. Duygu, söz vb.nde azlık. Yiyecek maddelerinde görülen darlık.
Kalaba : Kalabalık.
İlenç : Beddua, kargış.
Yoklu : Yoksul. Fakir, mühtaç, yoksul.
Kurak : Yağışsız (hava, mevsim, yıl). Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak (toprak).
Çoluk : Hindi. Hayvanları bağlamak için boyunlarına geçirilen U şeklinde ağaç. Bıldırcın kuşu. [Bakınız: culuk]. Sığırların boynuna geçirilen biçimindeki esnek dal. (Ağın Elâzığ).
Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
Çoklu : İçinde birden çok işlev barındıran. 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ya da n ikilden (ya da İkili öğeden) oluşan veri birimi. Bir birim olarak işlem gören, genellikle sözcükten daha kısa, ikili damga dizgisi, bk. ikili II, üçlü, dörtlü, beşli, altılı, yedili, sekizli. Çok yanaşık çizgilerden oluşan izge çizgisi. Birden fazla unsurdan oluşan, birçok kısımlar gösteren. Birden fazla organı etkileyen, değişik organlarda aynı anda oluşan. Çok şeyi olan, zengin.
Çolu : Uzun saplı süzgeç.
Diğer dillerde Kıran borcu bağışı anlamı nedir?
Osmanlıca Kıran borcu bağışı : afet affı

Bu kısımda Kıranlık nedir? Kıranlık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kıranlık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kıranlık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.