Kırlı nedir, Kırlı ne demek

Kırlı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sebze fidesi.

Taşralı, köylü, yabancı.

İşçi.

Testici : Kırlılardan bir desti aldım.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Burdur kenti, Yeşilova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Ordu şehri, Perşembe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kırlı anlamı, tanımı

Kırlıhan : Çocuklara kızılınca söylenen kötü çocuk anlamında sözcük

Kırlık : Kır olan yer, şehir dışında açıklık yer.

Yabancı işçi : Yabancı bir ülkede geçici olarak çalışan ve görevlendirildikleri kurumlarla aralarındaki akçalı, tüzel ve sosyal ilişkiler, ilgili iki devletçe saptanmış emekçiler. Çalışmak amacıyla vatandaşı olduğu ülke dışındaki bir başka ülkeye giden işçi.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Perşembe : Çarşamba ile cuma arasındaki gün. Ordu iline bağlı ilçelerden biri.

Yeşilova : Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

Testici : Testi yapan veya satan kimse.

Taşralı : Taşra halkından olan (kimse), dışarlıklı.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

 

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Burdur : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.

Testi : Geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz olabilen, toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılmış olan su kabı. Bu kabın alabileceği miktarda olan.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Taşra : Bir ülkenin başkenti veya en önemli şehirleri dışındaki yerlerin hepsi, dışarlık.

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

 

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Köylü : Köyde yaşayan veya köyde doğmuş olan. Köy halkı. Köydeş. Kaba, anlayışsız.

Yeşi : Bir at rengi.

Diğer dillerde Kırların boşalması anlamı nedir?

İngilizce'de Kırların boşalması ne demek ? : rural exodus