Kızıla kayma nedir, Kızıla kayma ne demek

Kızıla kayma; Fizik alanında kullanılan bir kelimedir.

Fiziksel anlamı:

Uzak gökada (galaksi) yıldızlarından alınan ışığın, yıldızın devmimi yüzünden kırmızıya doğru kaymış görünmesi.

Kızıla kayma anlamı, tanımı

Kayma : Kaymak (II) işi. Herhangi bir nedenle filmin atlaması, görüntünün perdeye veya ekrana tam olarak gelmemesi

Kızıl : Parlak kırmızı renk. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Bu renkte olan. Komünist. Aşırı derecede olan.

Yıldızlar : Yarış günü onaltı yaşından büyük, onsekiz yaşından küçük olan atletler.

Yüzünden : -den ötürü.

Görünme : Görünmek işi.

Galaksi : Gök ada.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Yıldız : Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Kuzey 360°'lik yön, kuzey. Baht, şans, talih. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star.

Gökada : Milyonlarca yıldızdan yıldız kümelerinden, bulutsu ve gaz bulutlarından oluşmuş, Samanyolu gibi bağımsız uzay adası.

 

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Galak : Boynuz. Tezek yığını. Zurnanın kalın başı. Burun kemiği. Saçta yufka çevirmede kullanılan değnek. Zayıf, bitkin davar (için). Şapka siperliği. Türlü oyunlarda kazanılan sayı. Kilit. Kibir. Görünüş, üst baş. Süzgeç: Şu galağı getir. İhtiyar kadın. Çene altı, gerdan. Erkek at ve eşeğin cinsiyet organı. Değirmende su ayarlama düzeni. (Ziyere Amasya).

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Görün : Mezar, mezarlık.

Kırmı : Kene.

Uzak : Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.

Gala : Resmî bir törenden sonra yapılmış olan büyük ve gösterişli şölen. Ön gösterim.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

Diğer dillerde Kızıla kayma anlamı nedir?

İngilizce'de Kızıla kayma ne demek ? : red shift