Kaçakçılık nedir, Kaçakçılık ne demek
Kaçakçılık; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
- Bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticaret

- Kaçakçının yaptığı iş.
- Gizli olarak, sezdirmeden kaçırma işi.
İktisat terim anlamı:
Yasal olmayan gizli yollardan ve herhangi bir vergi ödemeden ülke dışından ülkeye mal sokulması.
[Bakınız: göçmen kaçakçılığı].
Kaçakçılık ile ilgili Cümleler
- Polis onu kaçakçılıktan tutukladı.
- Kaçakçılık ediyormuş, çok para vurmuş.
- Ben böyle gözlere görülmeden yapılan kaçakçılıktan korkarım.
- Kaçakçılık yapan kişi polisler tarafından tutuklandı.
- Polisler kaçakçılık için onu tutukladı.
Kaçakçılık anlamı, tanımı
Kaça : Ne kadar bir para, değer karşılığında?
Kaçak : Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı. Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan. Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan. Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde. Av sırasında vurulamayan kuş. Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan. Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice.
Kaçakçı : Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse.
Göçmen kaçakçılığı : Doğrudan veya dolaylı olarak, mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla, bir kişinin vatandaşlığını taşımadığı veya sürekli ikametgâhının bulunmadığı bir ülkeye yasal olmayan yollardan girişinin sağlanması. karşılığı insan ticareti.
Sezdirme : Sezdirmek işi.
Sokulma : Sokulmak işi.
Kaçırma : Kaçırmak işi.
Ticaret : Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.
Gelere : Tezgahta dokunacak bezin ipliğini çözmeye yarayan bir aygıt.
Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.
Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.
Göçmen : Kendi ülkesinden ayrılarak yerleşmek için başka ülkeye giden (kimse, aile veya topluluk), muhacir. Sıcak iklimli ülkelere giden (hayvan).
Geler : Atın kuyruğunun sarkık durumu. Kertenkeleye benzeyen bir çeşit bayvan. Kayalardan oyularak yapılan oda.
Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.
Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
Ödeme : Ödemek işi, tediye.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Gizli : Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.
Diğer dillerde Kaçakçılık anlamı nedir?
İngilizce'de Kaçakçılık ne demek ? : smuggling

Bu kısımda Kaçakçılık nedir? Kaçakçılık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kaçakçılık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kaçakçılık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.