Kabza alma nedir, Kabza alma ne demek

Kabza alma; Tarih alanında kullanılan bir kelimedir.

Tarih terimi olarak anlamı:

Ok atmada ustalığa yükselen bir kimsenin, öğretmeninden okçuluk yapma izni alması.

Kabza alma anlamı, kısaca tanımı

Kabz : Alma (bk. tesellüm)

Alma : Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.

Kabza : Silah, kılıç vb. şeylerde tutulacak yer, tutak, sap.

Öğretmen : Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, hoca, muallim, muallime.

Yükselen : Yükseklere çıkan, yücelen, ilerleyen. Giresun ilinde, Alucra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Konya ili, Sille nahiyesine bağlı bir yer. Sivas şehri, Akçakışla bucağına bağlı bir yer.

Okçuluk : Ok yapma ya da satma işi. Ok ve yay kullanılarak yapılmış olan spor. Okçu olma durumu, kemankeşlik.

Öğretme : Öğretmek işi.

Okçulu : Ordu ili, Perşembe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Doğanşar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Yozgat ili, Akdağmadeni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yüksel : “Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle” anlamında kullanılan bir isim”. Afyon kenti, Dinar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Öğret : Saç örgüsü.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Atma : Atmak işi.

Öğre : Eğitim.

Usta : Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse. Osmanlı Devleti'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi. Akıl veren ya da öğreten kimse. Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir. Zanaat öğreticisi. Zanaatçılar için unvan.

Okçu : Ok yapan veya satan kimse. Okçuluk sporunu yapan kimse, kemankeş.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ok : Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk. Bir dairede bir kirişin ortasında bu kirişi gören yayın ortasına indirilen doğru parçası. Yön göstermek amacıyla belli yerlere konulabilen, oka benzer işaret. At arabası, kağnı vb. araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç.

Diğer dillerde Kaburgalar arası torakotami anlamı nedir?

İngilizce'de Kaburgalar arası torakotami ne demek ? : intercostal thoracotomy