Kalenderi nedir, Kalenderi ne demek

Kalenderi; müzik, Edebiyat, Yazın alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimedat olarak kullanılır.

  • Bir halk şiiri türü
  • Bu şiirin, halk şairleri tarafından yapılmış bestesi.

Edebi anlamı:

(Halk edebiyatı terimi) Saz şairleri mef’ûlü mefâilü mefâilü feûlün tartısında düzdükleri gazellere bu adı verirler.

Teknik terim anlamı:

Tekke ozanlarının, düşüncelerini, dünya görüşlerini, tarikat yollarını dile getirmek amacıyla, hece ya da aruzla söyledikleri, biçimce değişik olabilen koşuklar.

Saz ozanlarının "mef-ûlü mefâilü mefâilü feûlün" ölçüsünü kullanarak gazel, murabba, muhammes, müseddes biçimlerinde yazdıkları, kendine özgü bir ezgi ile okunan koşuklara halk yazınında verile ad.

Kalenderi hakkında bilgiler

Kalenderî, Halk şairleri tarafından aruzun mef’ûlü mefâ’îlü kalıbıyla gazel, murabba, muhammes, müseddes biçiminde söylenen şiire denir. Özel bir ezgiyle okunur. Ezgisi bakımından düz kalenderî, Acem kalenderisi, Emrah kalenderisi gibi çeşitlere ayrılır. Kafiye düzeni divan ve semai ile aynıdır. Bu tür şiirler 3+4+3+4 veya 7+7 şeklinde on dört heceli iken, sonradan yerine aruz vezninin geçtiğini ileri sürenler vardır. İçtin mi a cânım yine mestâne durursun
Gamzen gibi âşıklara bîgâne durursun
Kimden söz işittin ki celâ hakkına dâir
Böyle güzelim hâtırı vîrâne durursun
Geç şâhım otur başımın üstünde yerin var
El bağlı efendim kime divâne durursun

 

Kalenderi tanımı, anlamı

Kale : Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılmış olan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. Malatya iline bağlı ilçelerden biri

Kalender : Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.

Kalenderiye : Dünya malına, gösterişe önem vermeyen bir tarikat.

Halk edebiyatı : Adı belli olan veya olmayan kimselerin, halk ozanlarının yarattıkları şiir, destan, hikâye vb. türleri içine alan edebiyat.

Kendine özgü : Bir kimse veya şeye özgü olan, kendine mahsus, kendine has.

Halk yazını : Adı belli olan ve olmayan kişilerin yarattıkları koşuk, destan ve öykü gibi yazın türlerinin tümü. bk. halk koşuğu. Adı belli olan ve olmayan kişilerin, halk ozanlarının yarattıkları koşuk, destan ve öykü gibi yazın türlerinin tümü.

 

Halk şiiri : Toplum arasından çıkan ve geleneksel yöntemlere ve ilkelere bağlı olarak halk ozanları tarafından yazılıp söylenen veya anonimleşmiş edebî tür.

Aruz vezni : Hecelerin uzunluk ve kısalık, kapalılık veya açıklık değerlerine göre türlü ses kalıplarından oluşan divan edebiyatı nazım ölçüsü, aruz, aruz ölçüsü.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Muhammes : Beş parçası olan, beşli. Beşgen. Beşli.

Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

Müseddes : Altıgen. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşmuş nazım biçimi.

Edebiyat : Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler.

Gazeller : Muğla şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Sonradan : Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda, muahharan.

Düşüncel : Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Tarikat : Aynı dinin içinde birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri.

Efendim : Bir sesleniş karşısında "buradayım" anlamında kullanılan bir söz. Anlaşılmayan bir sözü tekrarlatmak için söylenen bir söz. Karşı çıkma, paylama cümlesini pekiştirmek için söylenen bir söz.

Diğer dillerde Kalemucu kaplama anlamı nedir?

Osmanlıca Kalemucu kaplama : piramit kaplama