Kalkar nedir, Kalkar ne demek

Kalkar; Biyoloji, Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Yarasalarda kuyruk zarının serbest kenarını desteklemeye yardımcı olan ve ayak bileğinden çıkan bir kemik.

Bitkilerde çanak ve taç yaprakların kaidesindeki tüp veya çukur şeklinde bir yapı.

Kuşların kanat veya bacaklarındaki mahmuz şeklindeki yapı. 4.Böcek bacağında tibya iğnesi.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Mahmuz.

Teknik terim anlamı:

Uçurtma. (Bozüyük Bilecik).

Kalkar ile ilgili Cümleler

  • Körle yatarsan şaşı kalkarsın.
  • Ali her sabah 6.30'da kalkar.
  • Tom, kalkar mısın?
  • Pazar günleri ne zaman kalkarsın?
  • Köpeklerle yatarsan pirelerle kalkarsın.
  • Ali bazen uykudan geç kalkar.
  • Köpekle uyuyan pireyle kalkar.
  • Ne zaman kalkar?
  • Kalkar kalkmaz duş alırım.
  • Kural olarak, geç kalkarım, ama bu sabah farklıydı.
  • Ali erken kalkar.

Kalkar ile ilgili Atasözü veya Deyim

ağır basar, yeğni kalkar : “ağırbaşlı olan, herkesten saygı görür, ağırbaşlı olmayana ise kimse değer vermez” anlamında kullanılan bir söz.

çengi ölüsü çalgı (veya daire veya tef) ile kalkar : “zevk ve sefa içinde ömür sürmüş bir kimse, en sıkıntılı günlerinde bile bu alışkanlığını bırakamaz” anlamında kullanılan bir söz.

gökyüzünde düğün var deseler kadınlar merdiven kurmaya kalkar : “kadınların düğün ve eğlence için katlanamayacakları fedakârlık yoktur” anlamında kullanılan bir söz.

 

köpekle yatan pire ile kalkar : “uygunsuz kişilerle ilişkide bulunanın sonu kötü olur” anlamında kaullanılan bir söz.

körle yatan şaşı kalkar : “değersiz, kötü kimselerle ilişki kuranlar kötü huylar edinirler” anlamında kullanılan bir söz.

Kalkar anlamı, tanımı

Kalkar olmak : İster istemez kalkmak

Kalkarinus : Mahmuzla ilgili olan.

Kalkaryus : Mahmuzlu, mahmuza benzeyen.

Ayak bileği : Baldır kemikleriyle tarak kemikleri arasında bulunan ve yedi kemikten oluşan ayağın arka bölümü.

Destekleme : Desteklemek işi. Devletçe yapılmış olan para yardımı, sübvansiyon.

Taç yaprak : Çiçekli bitkilerde, göze hoş gelen değişik renklerde olan ve çiçeğin dıştan içe doğru ikinci halkasını oluşturan yapraklar. Petal.

Yarasalar : Yarasa türlerini içine alan memeliler takımı.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

Bozüyük : Bilecik iline bağlı ilçelerden biri.

Uçurtma : Uçurtmak işi. Üzeri renkli kâğıtlarla kaplanmış, genellikle çokgen biçimindeki bir gövde ve süslü bir kuyruktan oluşan, iple bağlanarak rüzgâr yardımıyla uçurulan bir çeşit oyuncak.

Serbest : Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).

 

Bilecik : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Mahmuz : Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça. Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. Eski tür savaş gemilerinde su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı.

Serbes : Serbest. Serbest, rahat.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.

Yarasa : Yarasalardan, ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, vücudu yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen memeli hayvan (Vespertilio).

Kuyruk : Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Bileği : Kesici araçları bilemek için kullanılan alet.

Diğer dillerde Kalkar anlamı nedir?

İngilizce'de Kalkar ne demek ? : calcar