Kapıaltı geliri nedir, Kapıaltı geliri ne demek

Kapıaltı geliri; Tarih alanında kullanılan bir terimdir.

Tarih terimi olarak anlamı:

Eyalet valileri ve sancak beylerinin halktan topladıkları, önceden belli olmayan ve saptanmamış gelir.

Kapıaltı geliri tanımı, anlamı

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Kapı : Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.

Kapıaltı : Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer.

Saptanma : Saptanmak işi.

Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

Sancak : Bayrak, liva. Osmanlı yönetim teşkilatında illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık. Gemilerin sağ yanı. Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak.

 

Eyalet : Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi. Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi.

Beyler : Antalya şehrinde, Elmalı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Denizli ili, Buldan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum kenti, Narman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. İzmir şehri, Seferihisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu kenti, İnebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa şehrinde, Gölmarmara belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya şehri, Ortaköy bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Sanca : Sancağı.

Beyle : Böyle. Böyle, karşılığı bele, beyne, biyle, böle.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

Eyal : Arapça kökenli ıyâl: eş; zevce; kadın; ıyal.

Olma : Olmak işi.

Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.

Diğer dillerde Kapıaltı geliri anlamı nedir?

Osmanlıca Kapıaltı geliri : kapıaltı hasılatı