Karşılıklı düz vuruş nedir, Karşılıklı düz vuruş ne demek

Karşılıklı düz vuruş; Boks alanında kullanılan bir kelimedir.

Boks terimi anlamı:

Karşılaşan iki yumrukoyuncusunun aynı anda yaptıkları dolaysız vuruş.

Karşılıklı düz vuruş kısaca anlamı, tanımı

Düz vuruş : Topa kendi çevresinde dönüş yapmayacak biçimde vurma. Yumruğun dirsekler kıvrılmadan omuz kuvveti ile dolaysız olarak vurulması; yumrukoyununun ana yumruklarından biri

Düz : Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

 

Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.

Vuru : Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen atım hareketi.

Vuruş : Vurma işi. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp. Tempo.

Yumrukoyuncusu : Yumruklaşma sporunu yapan kişi.

Dolaysız : Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araya herhangi bir araç girmeden.

Yumruk : Parmakların kapanmasıyla elin aldığı biçim. Elin bu biçimiyle yapılmış olan vuruş. Baskı.

Yumru : Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Anda : Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.

Aynı : Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Diğer dillerde Karşılıklı düz vuruş anlamı nedir?

İngilizce'de Karşılıklı düz vuruş ne demek ? : cross