Karabö nedir, Karabö ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Örümcek cinsinden parlak kara renkli ağılı bir böcek.

Karabö kısaca anlamı, tanımı

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira

Karaböce : Örümcek cinsinden parlak kara renkli ağılı bir böcek. Kurumuş, çürük ve bozuk üzüm. Domuzlan.

Karaböcekler : Genellikle son kanatları körelmiş, kınkanatları kaynaşmış, karanlık sever, pis kokulu böcekler familyası.

Karaböcü : Örümcek cinsinden parlak kara renkli ağılı bir böcek. Domuz. Yırtıcı, yabanıl hayvan.

Karaböcük : Salyangoz.

Karaböğürtlen : Muğla şehri, Ula belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Karabörk : Diyarbakır ilinde, Bismil ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Giresun kenti, Alucra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Giresun şehrinde, Çanakçı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Karabörklü : Manisa ili, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Karabörü : İşini iyi bilen esmer kimse.

Örümcek : Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea). Bu hayvanın ördüğü ağ. Yürüteç.

 

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Örümce : Örümcek.

Ağılı : İçinde ağı bulunan, zehirli.

Cinsi : Cinsel.

Parla : “Işık saç, ışılda, ün kazan, tanın” anlamlarında kullanılan bir isim”.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Böce : Böcü. Börülce. Bit. [Bakınız: böcü]. Sırtlan. [Bakınız: böcük]. [Bakınız: böbö]. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Fasulye. Bu gece. Böcek.

Örüm : Sürünün gece veya sabaha karşı otlaması.

Diğer dillerde Karabine anlamı nedir?

İngilizce'de Karabine ne demek ? : carbine