Karaböce nedir, Karaböce ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Örümcek cinsinden parlak kara renkli ağılı bir böcek.
Kurumuş, çürük ve bozuk üzüm.
Teknik terim anlamı:
Domuzlan.
Karaböce tanımı, anlamı
Karabö : Örümcek cinsinden parlak kara renkli ağılı bir böcek
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Karaböcekler : Genellikle son kanatları körelmiş, kınkanatları kaynaşmış, karanlık sever, pis kokulu böcekler familyası.
Domuzlan : Kın kanatlılardan bir böcek (Brachynus crepitans).
Örümcek : Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea). Bu hayvanın ördüğü ağ. Yürüteç.
Domuzla : Su değirmenlerinde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer.
Örümce : Örümcek.
Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).
Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).
Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.
Parla : Işık saç, ışılda, ün kazan, tanın anlamlarında kullanılan bir isim.
Çürük : Çürümüş olan. Sakat. Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke. İş göremez, hastalıklı. Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan. Sağlam ve dayanıklı olmayan.
Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
Cinsi : Cinsel.
Domuz : Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica). Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.
Ağılı : İçinde ağı bulunan, zehirli.
Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.
Domu : Tepe.
Böce : Böcü. Börülce. Bit. [Bakınız: böcü]. Sırtlan. [Bakınız: böcük]. [Bakınız: böbö]. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Fasulye. Bu gece. Böcek.
Diğer dillerde Karabine anlamı nedir?
İngilizce'de Karabine ne demek ? : carbine

Bu kısımda Karaböce nedir? Karaböce ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Karaböce tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Karaböce hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.