Kayıptırmak nedir, Kayıptırmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İstemeden gaz çıkarmak, yellenmek.
Ağzından söz kaçırmak.
Bir şeyi çekerek kaydırmak.
Kayıptırmak anlamı, kısaca tanımı
Kayı : Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
Kayıp : Kaybolma, yitme, yitim. Kaybedilen şey. Kaybolmuş olan, yitik, zayi.
Kaydırmak : Kaymasını sağlamak, kaymasına yol açmak.
Yellenmek : Körük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak. Kalın bağırsaktaki gazı çıkarmak, osurmak.
Kaydırma : Kaydırmak işi. Savunmanın belirli bir anında, oyunun güç noktasını birdenbire değiştirme. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere hareket ettirilmesi.
Çıkarmak : Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
Yellenme : Yellenmek işi.
Kaçırmak : Kaçmasını sağlamak ya da kaçmasına imkân yaratmak. Delirmek. Yararlanamamak. Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek. Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak. Futbol veya basketbolda savunduğu oyuncuyu boş bırakmak, pas almasına fırsat vermek. İstemeyerek altını kirletmek. Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek. Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak. Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak. Zor kullanarak yanında götürmek. Bir işi belirlenen zamanda yapamamak. Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek. Sıvı, gaz vb. sızdırmak. Birini veya bir şeyi göstermemek. Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak.
Kaçırma : Kaçırmak işi.
Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.
Çekerek : Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.
Çekere : Sarı.
İsteme : İstemek işi.
İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.
Çeker : Bir tartma aletinin kaldırabildiği ağırlık miktarı.
Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.
Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.
Kayd : Düşünce, endişe; emel, arzu; iş güç.
Kaçı : Ne kadarı, kaç kişi.
Çeke : Ufak, küçük. Sıkı, gergin.
Diğer dillerde Kayınla evlenme anlamı nedir?
İngilizce'de Kayınla evlenme ne demek ? : levirate

Bu kısımda Kayıptırmak nedir? Kayıptırmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kayıptırmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kayıptırmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.