Kemik örtüsü zarı nedir, Kemik örtüsü zarı ne demek
Kemik örtüsü zarı; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Kemiği saran yoğun bağ doku tabakası, periost, periosteum. Osteoprogenitör hücreler içerir.
Kemik örtüsü zarı anlamı, tanımı
Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması
Kemik örtüsü : Kemiğin dışını çevreleyen, beslenmesini sağlayan, kan damarları ve sinirleri kapsayan, endosteumdan daha kalın ve telli elemanlarca zengin, kemik kırılması durumunda kemik tamirini gerçekleştiren, bağ dokusundan oluşmuş tabaka. Periosteum.
Zarı : Evet, olasılıkla. Her halde, evet öyle.
Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.
Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.
Osteoprogenitör hücreler : Kemik dokusunu meydana getirmek üzere mezenşim hücrelerinin farklılaştığı, öncü kemik hücreleri. Hücrelerin bir kısmı bölünmeye devam ederken bir kısmı ise osteoblastlara dönüşürler. Bağ doku hücrelerinden farklılaşan, mitotik aktivite göstererek osteoblastlara dönüşen ve kemik matriksini salgılayan hücreler. Periostun iç katındaki periostal hücrelerle kemik iliği boşluğunu döşeyen endostal hücreler osteoprogenitör hücrelerden oluşur.
Periosteum : [Bakınız: kemik örtüsü]. Kemik örtüsü zarı.
Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.
Periost : Kemiklerin dışında bulunan, kemik dokunun beslenmesini ve onarılmasını sağlayan zar. Kemik örtüsü zarı.
Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.
Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).
Saran : Pamuk ipliğinden yapılmış kilim, çul. Kuşatan, çeviren. Hasis, cimri.
Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.
İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.
Peri : Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık. Çok güzel, alımlı, becerikli kadın.
Taba : Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi, tütün rengi. Bu renkte olan.
Sara : Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.
Diğer dillerde Kemik örtüsü zarı anlamı nedir?
İngilizce'de Kemik örtüsü zarı ne demek ? : periosteum

Bu kısımda Kemik örtüsü zarı nedir? Kemik örtüsü zarı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kemik örtüsü zarı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kemik örtüsü zarı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.