Kişiflemek nedir, Kişiflemek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sezdirmeden birinin davranışlarını izlemek, gözetlemek.

Birini kötülemek, suçlamak, çekiştirmek.

Bulmak.

İnsan ya da hayvanı kavgaya kışkırtmak.

Sezdirmeden birini izlemek, gözetlemek.

Arapça kökenli keşif: Gizliden gözetlemek, sezdirmeden izlemek.

Kişiflemek tanımı, anlamı

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse

Çekiştirmek : Uçlarından tutarak ayrı yönlere doğru çekmek. Tekrar tekrar çekerek koparmak. Bir kimsenin kötü taraflarını uzun uzadıya sayıp dökmek.

Gözetlemek : Birine veya bir şeye gizlice bakmak, dikizlemek. Birinin yaptıklarını belli etmeden izlemek.

Çekiştirme : Çekiştirmek işi.

Kışkırtmak : Kümes hayvanlarını ürkütüp kaçırmak. Bir kimseyi kötü bir iş yapması için harekete geçirmek, tahrik etmek.

Kötülemek : Biri veya bir şey için olumsuz, aşağılayıcı, hoş olmayan sözler söylemek. Nesnelerin niteliği bozulmak, kalitesi bozulmak. İnsanın sağlığı bozulmak.

Kışkırtma : Kışkırtmak işi, tahrik. Herhangi bir kişiye, gruba, kuruluşa veya devlete karşı girişilen ve onları sonradan ağır sonuçlar verecek bir karşı eylemde bulunmaya zorlayan, önceden tasarlanmış girişim, kışkırtı, provokasyon.

 

Gözetleme : Gözetlemek işi, dikiz, dikizleme, erkete.

Kötüleme : Kötülemek işi.

Sezdirme : Sezdirmek işi.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Suçlamak : Bir kimsenin herhangi bir suç işlediğini öne sürmek, itham etmek.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

Suçlama : Suçlamak işi, itham.

İzlemek : Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Belirli bir yönde gitmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. Gözlemek, incelemek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Herhangi bir olayla ilgilenmek.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

 

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Bulmak : Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Cezaya uğramak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir şeyi elde etmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak. Sağlamak, temin etmek. Seçmek. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak.

İzleme : İzlemek işi, takip.

Diğer dillerde Kişicil ölçek anlamı nedir?

İngilizce'de Kişicil ölçek ne demek ? : human scale