Kokarca nedir, Kokarca ne demek
Kokarca; bir hayvan bilimi terimidir.
- Etoburlardan, orta boyda, kendini korumak için düşmanına kötü kokulu sıvı fışkırtan, ince, uzun bir kürk hayvanı (Mustela putorius)

Yerel Türkçe anlamı:
Deride pis kokulu çıbanlar oluşturan bir çeşit hastalık.
Biyoloji'deki anlamı:
Etçiller (Carnivora) takımının, sansargiller (Mustelidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, 24 cm kadar kuyruğu olan, kara renkli, sırtında üç ak çizgisi bulunan, kendini korumak üzere düşmanlarına pis bir sıvı fışkırtan, Amerika'da yaşayan bir tür.
Zooloji alanındaki anlamı:
(Mephitis mephitis) Etçiller (Carnivora) takımının sansargiller (Mustelidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 40, kuyruğu 24 cm. Rengi kara olup sırtında 3 ak çizgi vardır. Postu beğenilir. Kendini korumak üzere düşmanına pis bir sıvı fışkırtır. Orta ve Kuzey Amerikada yaşar.
İngilizce'de Kokarca ne demek? Kokarca ingilizcesi nedir?:
common striped skunk
Fransızca'da Kokarca ne demek?:
moufette, mofette
Kokarca hakkında bilgiler
Kokarcagiller (Mephitidae), etçiller (Carnivora) takımından bir familya.
Bu familyanın toplam 12 türünün çoğunluğu Amerika kıtasında yaşamaktadır. Bü yüzden Amerika kokarcası adı da verilir. Kısa zaman önce Güneydoğu Asya'da yaşıyan kokan porsukların (Mydaus) bu familyaya ait oldukları ortaya çıkmış ve birleştirilmişlerdir.
Kokarcagillerin uzunlukları 12 – 51 cm (+7 –41 cm kuyruk) ve ağırlıkları 0,2 - 4,5 kg olur. Renkleri siyah ya da kahverengi, üzerilerinde beyaz şeritleri ya da benekleri olur. Vücutları zarif ve uzun, bacakları kısa ve kuyrukları çok püsküllü olur. Kazmak için kullandığı ön ayaklarının tırnakları çok uzun ve kıvrıkdır. Çoğu türlerin burunları uzun, gözleri ve kulakları küçük olur.
En mühim özellikleri çok iyi gelişmiş, kötü kokulu bir sıvı üreten anal bezeleridir. Bu kokulu sıvıyı, kendilerini korumak için 6 metre bir mesafeye kadar sıçratabilirler. Anlatılanlara göre bu iğrenç koku, sarımsak, kükürt ve yanık plastik karışımı gibi kokmaktadır.
Kokarca ile ilgili Cümleler
- Bir kokarcayı vurmayı sakınmaktan caydım.
- Kokarcalar ne köpeklerden ne de insanlardan korkarlar.
- Iy! Amcamın bodrumu kokarca gibi kokuyor!
- Tom'u son gördüğümde bir kokarca kadar sarhoştu.
Kokarca anlamı, kısaca tanımı:
Korumak : Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek. Karşılamak, denk gelmek.
Kokulu : Kokusu olan.
Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.
Etobur : Dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş, omurgalı, memeli (hayvan), etçil, karnivor.
Orta : Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Orantı. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne büyük ne küçük, midi. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Ne uzun ne kısa, midi. Yeniçeri Ocağında tabur. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. İyi ile kötü arasındaki durum. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş.
Düşman : Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
Fışkı : Atgillerin taze dışkısı.
İnce : Taneleri ufak, iri karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Zayıf. Hafif, gücü az. Tiz (ses), pes karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Ayrıntılı.
Kürk : Bazı hayvanların, giyecek yapmak için işlenmiş postu. Hayvan postundan yapılmış olan giysi. Bu posttan yapılmış.
Hayvan : Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.
Etçiller : Etoburlar.
Diğer dillerde Kokarca anlamı nedir?
İngilizce'de Kokarca ne demek? : n. skunk, polecat, fitch, fitchew
Fransızca'da Kokarca : mouffette [la], putois [le]
Almanca'da Kokarca : n. Iltis, Stinktier
Rusça'da Kokarca : n. вонючка {зоол.} (M), хорек (M)

Bu kısımda Kokarca nedir? Kokarca ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kokarca tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kokarca hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.