Kolza küspesi nedir, Kolza küspesi ne demek

Kolza küspesi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kolza tohumundan özütleme veya ekspeller yolu ile yağın alınmasıyla geriye kalan protein bakımdan zengin yem, kolza tohumu küspesi.

Kolza küspesi tanımı, anlamı

Kolza : Turpgillerden, yağlı tohumlarından elde edilen yağı yapay kauçuk, biyodizel vb.nin yapımında kullanılan mevsimlik bitki (Brassica napus)

Küspe : Hayvan yemi, yakacak ve gübre olarak kullanılan, yağı veya suyu çıkarılmış her türlü yağlı tohum ve bitki artığı. Özü alınmış meyvelerin kalan bölümü.

Kolza tohumu küspesi : Kolza küspesi.

Bakımdan : Yönden, açıdan. Bakımdan, sebepten.

Özütleme : Bir çözücü içinde çözünen katı ya da sıvıdan bir maddenin çıkarılması. Ekstraksiyon. Bir karışım içindeki bileşenlerden istenen bir tanesini uygun bir çözücü içinde çözündürerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi. Bir karışımdaki ögelerden birini uygun bir sıvıda seçimli olarak çözüp diğerlerinden ayırma işlemi. Özel yöntem ve süreçlerle, elementleri filizlerinden ayrıştırıp çıkartma işlemi. Özünü çıkarma, herhangi bir maddenin çeşitli yöntemlerle özünü elde etme, ekstraksiyon.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

 

Alınma : Alınmak işi.

Zengin : Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.

Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Zengi : Değirmen oluğunun altına konulan tek parça ağaç. Üzengi. Sivas şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

Yağın : Sırt. Düşman. Kesin, kesinlikle. Güçlü (yel için). Yiğit, çevik, güçlü, hızlı, çalışkan. Hafif. Kesin, kati. Yağmur.

Yağı : Düşman, hasım.

Özüt : Bir maddenin herhangi bir yolla elde edilmiş olan özü, ekstre.

Bakı : Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

Geri : Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

 

Kala : Kaldığında.

Diğer dillerde Kolza küspesi anlamı nedir?

İngilizce'de Kolza küspesi ne demek ? : canola meal