Konutlu ödek nedir, Konutlu ödek ne demek
Konutlu ödek; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.
Teknik terim anlamı:
Çekicisinin ilgilisinin konutundan başka bir ödeme yeri gösterdiği ödek.
Konutlu ödek anlamı, kısaca tanımı
Ödek : Korkak. Zarar ödentisi. Borç senedi. Pencere. Çanak biçimindeki çamuru taşa vurup patlatarak oynanan bir çocuk oyunu. Ördek. Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan futbol oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık. [Bakınız: poliçe]. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki alacağını belirli bir süre sonunda bir üçüncü kişiye ya da göstereceği bir başka kişiye ödemesi için borçlusuna gönderdiği tecimsel belgit. Zaman, tazminat, ödenilmesi gereken şey. Çankırı şehri, Şabanözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, Mursal nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri
Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.
Konut : İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh. Ön doğru: Eukleides'in "Bir noktadan bir doğruya ancak bir paralel çizilebilir." yolundaki konutu gibi.
Ödeme yeri : Borçlunun ödeme yapacağı yer. Borcun ödenmesi için saptanan yer.
İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.
Çekici : Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt. Alımlı.
Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
Ödeme : Ödemek işi, tediye.
Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.
Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
Ödem : Dokularda genellikle yüzde, ellerde, ayaklarda ve bazı iç organlarda aşırı miktarda sıvı birikmesi.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Diğer dillerde Konutlu ödek anlamı nedir?
İngilizce'de Konutlu ödek ne demek ? : domiciled bill

Bu kısımda Konutlu ödek nedir? Konutlu ödek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Konutlu ödek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Konutlu ödek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.