Krediaçan nedir, Krediaçan ne demek

Krediaçan; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Sağladığı bir kredi, mal veya hizmet karşılığında bir para ödenmesini veya bir yükümlülüğün yerine getirilmesini istemeye hakkı olan taraf, kreditör

Krediaçan anlamı, tanımı

Kredi : Borç ödemede güvenilir olma durumu. Güven, saygınlık, itibar. Ödünç alınan veya verilen mal, para. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim

Getirilme : Getirilmek işi.

Kreditör : Krediaçan.

Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.

İstemey : Kızlı erkekli oynanan bir folklor oyunu.

Ödenme : Ödenmek işi.

İsteme : İstemek işi.

Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Yüküm : Yükümlülük.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

 

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Öden : Mide, karın.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Diğer dillerde Kredi ve kefalet kooperatifleri anlamı nedir?

İngilizce'de Kredi ve kefalet kooperatifleri ne demek ? : credit and guarantee cooperative