Kuduk nedir, Kuduk ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Eşek yavrusu, sıpa.

Köpek yavrusu.

Kuş ve kümes hayvanlarının gagası.

Bir şeyin sivri uçları.

[Bakınız: kuçka].

[Bakınız: kodak].

Kuduk anlamı, kısaca tanımı

Kudu : Ağzı dar çömlek, güveç. Hırsız. Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, 250 cm kadar uzunlukta, 170 cm kadar yükseklikte, kül kahverengi olup, yanları beyaz çizgili, Afrika'da yaşayan bir tür. (Strepsiceros strepsiceros) Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 250, yükseliği 170 cm. Kül-kahverengi olup yanları beyaz çizgilidir. Afrikada yaşar

Kuduklamak : Gagalamak.

Kümes hayvanları : Etinden, tüyünden, yumurtasından yararlanmak üzere yetiştirilip beslenen tavuk, kaz, ördek, hindi vb. evcil hayvanlar.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

 

Kuçka : Köpek yavrusu. İnişte arabanın yavaş gitmesini sağlamak için tekerleğin altına konulan kızak.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Köpek : Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris): “Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış.” -A. Ş. Hisar. Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü. [Bakınız: evcil köpek]. Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. (Canis familiaris) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Soyu bugün bilinmeyen yaban türlerden evcilleştirilmiştir. En anlaklı hayvanlardan biridir. 94 ırkı vardır. İyi koku alır. Buldok (Canis familiaris molossus hibernicus), tazı (C. familiaris grajus hibernicus), senbernar (C. familiaris extrarius st. bernardi) bunların en iyi bilinenridir.

Kodak : Küçük çivi. Eşek yavrusu, sıpa. Yavru katır. [Bakınız: kota]. Ayı yavrusu. Dul kadının ikinci kocasının yanına götürdüğü çocuk. Evlilik dışı dünyaya gelen çocuk. Bir buçuk okkalık tahıl ölçeği. Oniki, onbeş yaşları arasında çiftçi yamağı erkek çocuk. Birinin arkasından giden, birini izleyen kişi. Sığınak, ev. Çuval gibi örülmüş, küçük tahıl ya da azık torbası. Erkeklik bezi, haya. Manda yavrusu, malak. Annesinin yanından ayrılmayan çocuk. [Bakınız: koduk].

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

 

Sivri : Ucu keskin ve batıcı olan. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Ucuna doğru gittikçe incelen. Palamut.

Kümes : Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer. Ufak ev.

Gaga : Genellikle kuşlarda ağzın bir uzantısı durumunda olan, biçim ve büyüklüğü değişik, boynuz yapısında, katı ve çıkıntılı organ. Ağız.

Eşek : Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.

Koda : Taneli ve tanesiz mısır koçanı. Kadının kocasının akrabası. Boyunduruğu arabaya bağlayan kayışın kaymaması için boyunduruğa geçirilen ağaç çivi. Erkek ve kadın dansçıların çeşitlemelerinden sonra ikili dansın sonu. Araba okunun boyunduruğa bağlanmasını sağlayan kayışın dolandırıldığı boyunduruğun üzerindeki ağaç çivi. (Şavşat Artvin).

Küme : Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

Sıpa : Eşek yavrusu. Çocuk için sevgi ve şefkat duygularıyla kullanılan bir söz.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Kuş : Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı. Acemi er.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Kudu anlamı nedir?

İngilizce'de Kudu ne demek ? : kudu