Kuvar nedir, Kuvar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kısa: Seni kuvar bacak seni.

Kırılmış taş yığını.

Kuvar ile ilgili Cümleler

  • Küçük kargalar benim büyük kuvars sfenksimi seviyorlar.
  • Bazı değerli taşlar akuamarin, ametist, zümrüt, kuvars ve yakuttur.

Kuvar anlamı, kısaca tanımı

Kuvarı : Tel yumağı. Olmamış incir

Kuvari : Olmamış incir. Ham incir.

Kuvars ışıtacı : Dingin bir atmosferde tuzverenleri (iyot ya da brom) kullanan, ufak boyda olmalarına karşın güçlü olan, özenci sinemasında başlıca aydınlatma aracı olarak yararlanılan ışıtaç. (Genellikle kuvars-halojen ışıtaçları diye adlandırılır).

Kuvars lambası : Cıva buharı lambası.

Kuvars saati : Kuvarz moleküllerinin titreşimlerine göre çalışan zaman saati.

Kuvarslı : İçinde kuvars bulunan.

Kuvarssız : İçinde kuvars olmayan.

Kuvarz prizma : Kuvarsdan yapılmış prizma. Geçirgenliği ve niteliği yüksek olduğundan gökbilim araçlarında, tayfyazarlarda çok kullanılır.

Kuvars : Billurlaşmış silisin doğada çok yaygın bir türü.

Kuvarsit : Kum taşı.

Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

 

Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. “Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.

Seni : Yüksek, yüce.

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.

Kısa : Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.

Baca : Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

Taş : Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. Dama, domino ve benzerleri oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri. 7. tıp Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde. 8. jeol. Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça. 9. mec. Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. Gönü işlemekte kullanılan bir araç. [Bakınız: kayaç]. Kimyasal veya fiziksel özellikleri değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan, sert ve katı madde. Çeşitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçası. (Söz sanatı terimi) Kapalıca yapılan sitem veya takışma. Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Değirmen taşı. (Bünyan Kayseri). [Bakınız: daş].

Diğer dillerde Kutyasak yapıntı anlamı nedir?

İngilizce'de Kutyasak yapıntı ne demek ? : taboo fict, taboo fictive