Köpen nedir, Köpen ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Deve çulu.

Kıldan dokunmuş çul, kaba yünden yapılmış giysi.

Uzun tüylü halı.

Adi dokunmuş kumaş, kaba kumaş.

[Bakınız: kürde].

Yama ya da yamalı giysi.

Paçavra, eski bez.

Çocuk bezi, kundak bezi.

Beşik üstüne konan örtü.

Minder.

Hayvan akciğeri.

Çapa.

Kışın küpe konularak olgunlaştırılan, ahlata benzer iri armut.

Kadın ceketi, uzun hırka.

Deve çulu.

Teknik terim anlamı:

Develeri üşütmemek amacıyla sırtlarına örtülen ip çul. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

Deve çulu.

Köpen kısaca anlamı, tanımı

Köpene : Çocuk bezi, kundak bezi. [Bakınız: köpen]. Küçük çocuk yorganı

Köpenez : Kütahya şehri, Gediz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kaba kumaş : Sert ve kaba giysilik kumaş türü.

Çocuk bezi : Bebeklerin altına bağlanan bez.

Gaziantep : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İslahiye : Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri. Düzce ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Rize ilinde, Güneysu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Saçıkara : Konya ilinde, Kurthasanlı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kaba kum : Taneleri 0.5-1 mm. çapında olan kum.

Paçavra : Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput. Değersiz ve iğrenç şey veya kimse.

 

Develer : Denizli şehrinde, Çal belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

Üşütme : Üşütmek durumu.

Kundak : Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

Minder : İçi yumuşak bir malzeme ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte. Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte. Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az 10 santimetre kalınlığında, 9 metre çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

 

Yamalı : Yama vurulmuş, yama ile onarılmış olan. Yüzünde lekeler bulunan (kimse).

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Devele : Tabakhanede derileri kireçlemekte kullanılan aygıt. Yünü alınmış derileri yumuşatma, fırçası. (Uşak).

Konan : Konuk, misafir. Henüz doğurmamış, üç dört yaşındaki kısrak. [Bakınız: konak].

Diğer dillerde Köpeklerin safra ateşi anlamı nedir?

İngilizce'de Köpeklerin safra ateşi ne demek ? : canine babesiosis