Labor force türkçesi Labor force nedir
- İşgücü oranı.
- İşgücü iştirak nispeti.
- İşgücü arzı.
- İnsan gücü.
- İş gücü.
- Beşeri sermaye.
- İşgücü.
- İşgücüne katılma oranı.
- Faal nüfus.
Labor force ingilizcede ne demek, Labor force nerede nasıl kullanılır?
Labor : İş gücü. Uğraşmak. Çalışma. Bkz.labour. İş. Doğum sancısı. Doğum sancısı çekmek. Lafı uzatmak. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. İşgücü.
Force : Baskı yapmak. Kuvvet. Güç. Sıkıştırmak. Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (sı birimi newton'dur). Mecbur etmek. Çabuklaştırmak. Cebir. İcbar etmek. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik.
Palestinian labor force : Filistin işgücü. Filistinli işçi gücü. İsrailde filistinli işçiler.
Labor agreement : İş sözleşmesi. Toplu sözleşme. İş anlaşması. Toplu iş sözleşmesi.
Labor and management : İşçi ve işveren.
Labor and social affairs ministry : Çalışma ve sosyal işler bakanlığı. Çalışma ve sosyal güvenlik konuları ile ilgili devlet organı.
İngilizce Labor force Türkçe anlamı, Labor force eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Labor force ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Labour : İşçi sınıfı. İşçi. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. ä°şçi partisi'ne ilişkin. Güçlükle hareket etmek. Çabalamak. Doğum. Emek harcamak.
Manpower : İşçi sayısı. İnsan kuvveti. Adam. Personel. Bir işi yapabilecek toplam kişi sayısı veya harcanacak emek zaman miktarı. bk. işgücü. El emeği. İktisat, madencilik alanlarında kullanılır.
Work force : İşçi sayısı. Çalışanlar. İşçi mevcudu. Çalışma potansiyeli.
Manpowers : Adam. İnsan işgücü. İnsan kuvveti. İşçi sayısı. Personel. El emeği. Emek.
Labours : Doğum sancısı. Doğum sancısı çekmek. Lafı uzatmak. Çaba harcamak. (gemi) denizde çalkalanmak. Emek vermek. Emekle meydana getirmek. Çalışmak.
Labour force : Bir toplumda 15-64 yaşlar arasındaki nüfus bölümü. Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir ülkede ya da işletmede, üretime ya da herhangi bir işe katılan ve bunun gerçekleşmesini sağlayan insan emeğinin tümü. Etkin nüfus içinde yer alıp, cari ücret düzeyinde ve çalışma koşullarında çalışanlar ile işsizlerin toplamı. toplam nüfustan çalışamayacak durumda olan nüfusun (örneğin 15 yaşından küçük, 65 yaşından büyük olanların, ev kadınlarının, öğrencilerin, mahkumların, ordu mensuplarının, çalışmasını engelleyen fiziksel veya zihinsel engeli olanların) ve çalışmak istemeyenlerin çıkarılmasıyla ulaşılan nüfus. İşçi sınıfı. Aktif nüfus.
Workforce : Mevcut olan çalışanlar gücü. Çalışanlar. İşçiler. Bir şirkette çalışan tüm insanlar grubu (ticaret). Bir ülkedeki tüm çalışanların toplam nüfusa oranı.
Human resources : İnsan kaynakları. Üretim sürecinde kullanılan üç faktörden biri olan emek. bir ekonomideki işgücünün sahip olduğu yetenek ve nitelikler. krş. beşeri sermaye, beşeri sermaye yatırımı. Beşeri kaynak. Personel işleriyle (işe alma eğitme işten atma vs) uğraşan iş sahası. İnsan çalışma gücü. İk.
Task force : Özel görev kuvveti. Görev gücü. Tim. Özel birlik. Çalışma kolu. Özel tim. Özel görev grubu. Geçici bir süre için işbirliği yapanlardan oluşan grup.
Labor force synonyms : workforces, man power, labour supply, labor, labor supply, human capital, working power.

Bu kısımda Labor force kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Labor force ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Labor force anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Labor force ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.