Lay stress türkçesi Lay stress nedir

Lay stress ingilizcede ne demek, Lay stress nerede nasıl kullanılır?

Lay : Kaymak. Örmek (tuğla). Durum. Yüklemek (suç). Sermek. Konum. Yatma. Sevişme. Türkü. Koymak.

Stress : İki durum ya da konum arasındaki potansiyel ayrımının neden olduğu etki. akım geçen bir devrede, iki nokta arasında ölçülen potansiyel ayrımı. (ing. stress): bir nesnenin boyutlarını değiştirmesine yol açan, birim alan başına uygulanan kuvvet. Gerilim. Vurgu. Önemle belirtmek. Tazyik etmek. Önem vermek. Vurgu yapmak. Önem. Sıkıştırmak. Üzerine basmak.

Lay stress on : Önemine vurgu yapmak. Vurgulamak. Üzerinde durmak. Önemini belirtmek. Önemini vurgulamak. Altını çizerek belirtmek.

Lay stress upon : Üzerinde durmak. Vurgulamak.

Lay a foundation : Temelini atmak. Zemin yaratmak. Temel atmak.

Lay about one : Sağına soluna vurmak.

Lay an ambush : Pusuya düşürmek. Tongaya düşürmek. Tuzağa düşürmek. Pusu kurmak.

İngilizce Lay stress Türkçe anlamı, Lay stress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lay stress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accentuates : Önem vermek. Üzerinde durmak. Önemle belirtmek. Vurgulu okumak.

Keynoted : İlkeleri anlatmak. Esas nota. Açış konuşması yapmak. Ana nota. Açılış konuşması yapmak. İlke. Temel düşünce. Dayanak. Parti programı.

 

Accentuate : Vurgulu okumak. Önem vermek. Üzerinde durmak. Önemle belirtmek.

Give points to : Üzerinde durmak.

Accentuating : Üzerinde durmak. Vurgulama. Vurgulayan. Vurgulu okumak.

Keynote : Açılış konuşması yapmak. Ana ilke. İlkeleri anlatmak. Temel. İlke. Esas nota. Temel düşünce. Dayanak. Ana nota.

Emphasise : Üstünde durmak. Altını çizmek. Üstüne basmak. Vurgu yapmak. (britanya ingilizcesi) vurgulamak. Önemine vurgu yapmak. Daha iyi bir şekilde açıklamak. Üzerinde durmak. Önemini belirtmek. Daha belirgin bir şekilde ortaya çıkarmak (örneğin, the skirt she is wearing emphasises her waist {giydiği etek belini ortaya çıkarıyor}) (emphasize olarak da yazılır).

Highlight : -e dikkati çekmek. Belirtmek (altını çizerek). En önemli bölüm. Önemli olay. İlgi çekici olay. Aydınlatmak. Parlak nokta. Altını çizmek. İlginç olay.

Accentuated : Vurgulu okumak. Üzerinde durmak. Vurgulanmış. Vurgulanan. Üzerinde durulmuş. Üzerinde durulan.

Give point to : Üzerinde durmak.

Lay stress synonyms : accenting, emphasizes, emphasized, keynotes, emphasize, accent.