Lenfadenografi nedir, Lenfadenografi ne demek

Lenfadenografi; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Lenf yumrusunun kontrast madde enjeksiyonundan sonra görüntüsünün alınması.

Lenfadenografi tanımı, anlamı

Lenf : Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa

Lenfa : Lenf.

Kontrast madde : İncelenecek yapıyı ortaya çıkarmak için X ışınlarını emen, baryum ve iyot gibi pozitif kontrast maddeler veya X ışınlarını fazla geçiren karbondioksit ve azotdioksit gibi negatif kontrast maddeler.

Lenf yumrusu : Lenf damarlarının yolu üzerinde bulunan, lenfi süzen ve mikroorganizmalardan arındıran yuvarlak veya oval biçimli yumru, lenf düğümü, limfonodus. Yapısında lenfosit, plazma hücreleri ve makrofajların yer aldığı lenf yumrusuna aferent lenf damarıyla gelen lenf sıvısı sırasıyla subkapsüler sinüs, intermediyer sinüs, sinüs medullaris ve oradan da organın hilusundan eferent lenf damarına geçerler.

Enjeksiyon : Vücutta damar, doku, kanal veya boşluk içine enjektör aracılığıyla sıvı veya ilaç verme, zerk etme. İğne yapma.

Kontrast : Karşıt. Karşıtlık.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

 

Kontra : Karşıt, karşı, aksi. Kontrplak.

Alınma : Alınmak işi.

Yumru : Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.

Görün : Mezar, mezarlık.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Kont : Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kimse. Derebeyi. Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

Diğer dillerde Lenfadenografi anlamı nedir?

İngilizce'de Lenfadenografi ne demek ? : lymphadenography