Liquids türkçesi Liquids nedir
- Sıvılar.
- Paraya kolay çevrilir mallar.
- Likit madde.
- Sıvı.
Liquids ile ilgili cümleler
English: Water and oil are both liquids.
Turkish: Su ve yağ her ikisi sıvıdır.
English: Be sure to eat right and have lots of liquids. I hope you get well soon!
Turkish: Doğru yemek yediğinden ve bol sıvı aldığından emin ol. Umarım yakında iyileşirsin!
English: For the first month after the accident she could only drink liquids through a straw.
Turkish: Kazadan sonra ilk bir ay sadece bir çubuk vasıtasıyla sıvı şeyler içebildi.
English: Are there any liquids or sharp objects in your luggage?
Turkish: Bagajınızda herhangi bir sıvı veya kesici alet var mı?
English: A sponge absorbs liquids.
Turkish: Sünger sıvıları emer.
Liquids ingilizcede ne demek, Liquids nerede nasıl kullanılır?
Liquid air : Soğutucu olarak kullanılan sıvı hava. Sıvı hava. Sıvılaştırılmış hava.
Liquid asset : Likit varlık. Hızlı bir şekilde paraya dönüştürülebilen varlık. Emre hazır değer. Kolayca paraya dönüştürülebilen varlık. Arıtımlı değer. Likit değer. Bir girişimin ödemelerde bulunmak amacıyla derhal kullanabileceği taşınmaz malların tümü. kasadaki para, bankalardaki depo sayıştırılan gibi arıtımlı değerler.
Liquid assets : Paraya kolay çevrilebilir mal. Likit varlıklar. Kolaylıkla paraya çevrilebilen varlıklar. Birinci dereceden likit varlıklar ve ikinci dereceden likit varlıklar toplamı. bk. birinci dereceden likit varlıklar. Disponibilite. Dönen varlıklar. Hazır değerler. Likid varlıklar.
Liquid brewers yeast : Sıvı bira mayası. Bira üretiminde yan ürün olarak ele geçen, fermantasyon yeteneği olmayan ve kuru madde temelinde % 35'den az ham protein içermeyen bir maya.
Liquid carbonitriding : Sıvı karbonlu nitrürleme.
Liquid covering substance : Sıvı örtü özdeği.
Liquid chromatography : Sıvı kromatografi. Sıvı kromatografisi. Sıvı-sıvı, sıvı-katı, kağıt, ince tabaka ve iyon değişimi kromatografilerinin genel adı.
Liquid carburizer : Sıvı karbonlayıcı.
Liquid covering : Sıvı örtü.
Liquid crystal : Sıvı örüt. Moleküllerin veya atomların bir veya iki boyutlu olarak sabit aralıklarla sıra ile gösterildikleri ve kristal özellikleri olan sıvı. Sıvı kristal. Sıvı buzsul. Likit kristal. Bir buzsul gibi ışıksal yönserliği ve belirli düzende yapısı olan sıvı.
İngilizce Liquids Türkçe anlamı, Liquids eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Liquids ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ammonia : Amonyak. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nışadır ruhu. Amino asitlerin deaminasyonu sonucu ortaya çıkan, suda çözünen, oldukça zehirli artık ürün. Aminoasitlerin deaminasyonu sonucu ortaya çıkan, suda çözünen, keskin kokulu ve oldukça zehirli bir bileşik, nh3. Başlıca amino asitlerin deaminasyonundan ve nükleik asit, aminler gibi diğer kaynaklardan oluşan suda çözünen, oldukça zehirli artık ürün, nh3. Nh3; havaya göre bağıl yoğunluğu 0 .5971, kaynama noktası -35,5°c, renksiz keskin kokulu, sudaki çözünürlüğü çok olan bir gaz. (yanlışlıkla, ama yaygın olarak sudaki çözeltisine de amonyak denir. çözücü, soğutucu olarak çeşitli yapay bireşimlerde, özellikle gübre işleyiminde kullanılır.). Amonya. Susuz. Nişadırruhu.
Liquid : Özdeğin su, yağ gibi, bulunduğu kalbin biçimini alan az sıkışabilir akışkan hali. Berrak. Akışkan. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Likit. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Hemen paraya çevrilebilir. Sıvı madde. Islak. Seviye.
Watery : Sıkıcı. Yavan. Yaşlı. Su ile ilgili. Sırsıklam. Sulu. Su dolu. Su gibi. Sulak. Yaş.
Colloid : Pelte. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kolloit. İrilikleri çoğunlukla 1 - 100 pim, en çok da 500 pim olan tanecikler ve bunların içinde bulundukları çoktürel ortam. Asıltı. Çözücü sıvıda küçük tanecikler durumunda dağılmış madde. tiroit folikülünde bulunan jel benzeri madde, tiroit kolloit. Koloidal. Jelatine benzer, tutkalımsı. tutkal kıvamında madde. tiroit bezi foliküllerini dolduran jel kıvamındaki madde; tiroit bezi salgısı. partikül büyüklüğü nanometreyle mikrometre arasında olan, sıvı içinde dağılmış, zamk veya jelatin niteliğinde mikroskobik parçacıklar. Çok ince gaz. Yarı geçirgen zarlardan kolayca geçemeyen yüksek molekül ağırlıklı büyük moleküller.
Adsorbs : Yüze tutunmak. Emmek. Tutunmak. Yüzeyde toplamak. Yüze çekmek. Adsorbe etmek. Gaz gibi bir maddeyi bir yüzey üzerinde yoğuşum şeklinde biriktirmek.
Ink : Mürekkeple üzerinden geçmek. Dövme. (bir sözleşmeyi vb) imzalamak. Mürekkeplemek. Mürekkep. Mürekkebini doldurmak.
Adsorb : Adsorbe etmek. Yüzermek. Emmek. Gaz gibi bir maddeyi bir yüzey üzerinde yoğuşum şeklinde biriktirmek. Yüzeyde toplamak. Yüze tutunmak. Tutunmak. Yüze çekmek.
Ammonia water : Amonyak suyu. Amonyak. Amonyaklı su.
Alcohol : İçki. Alkol. Doymuş karbon atomuna bağlı hidroksil grubu içeren bileşikler. Yapısında primer alkol özelliğinde, renksiz, uçucu ve tutuşabilir bir alkiloksit bulunan, ch3 - ch2 - oh formülüyle gösterilen damıtılmış sıvı. İspirto. Çakırözü. Alkollü içki. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçkit. Hidroksil gruplarına sahip hidrokarbon yapısında organik bileşik grubu.
Distillate : Damıtma ile elde edilen sıvı. Damıtılan. Damıtılmış sıvı. Öz. Distilat. Distile. İmbikten çekilmiş sıvı. Damıtık.
Liquids synonyms : snake oil, state of matter, wood vinegar, pyroligneous acid, liquifiable, runny, aqua, waters, potable, liquor, fluid, liquefied, medium, drink, softer, water, antifreeze, state, beverage, supernatant, softest, plasma, liquified, liquefiable, sheep dip, drinkable, soft, distillation, ammonium hydroxide, fluids, semiliquid, aquae, grume.
Liquids zıt anlamlı kelimeler, Liquids kelime anlamı
Solid : Sağlam. Som. Kasalı çalgılarda kullanılan enli, tek parça ağaç. Sert. Yekpare. Üç boyutluluk. Sıvı olmayan. Güvenilir. Metanet. Dolma.
Gaseous : Gaz halinde bulunan. Gaza ait. Gaz şeklinde. Boş. Gazlı. Hafif. Gaz. Gaz gibi. Gaz özelliğinde olan.
Opaque : Işın geçirmez. Anlaşılması güç. Opak. Işık geçirmez. Saydamsız. Mat. Bulutlu. Sersem. Herhangi bir dalga deviniminin (ışık, ses, röntgen ışını, vb.) geçmesine elverişli olmayan. (genellikle, ışığı geçirmeyen özdekler için kullanılır). Renksiz.

Bu kısımda Liquids kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Liquids ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Liquids anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Liquids ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.