Louvre anlaşması nedir, Louvre anlaşması ne demek

Louvre anlaşması; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Döviz kurlarında istikrarı sağlamak amacıyla işbirliği oluşturmak üzere G5 ülkeleri ve Kanada tarafından 1987 yılında Paris’te imzalanan anlaşma.

Louvre anlaşması kısaca anlamı, tanımı

Anlaş : Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık

Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

Oluşturmak : Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

İstikrar : Aynı kararda, biçimde sürme, kararlılık, stabilizasyon. Yerleşme, oturma, stabilizasyon. Ödemeler dengesinde, istihdamda düzen, stabilizasyon. Denge, stabilizasyon.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

İstikra : Tümevarım.

Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

 

Kurla : Kere, kat, defa, derece.

Kanad : Defter, kitap yaprağı.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Döviz : Ülkeler arası ödemelerde kullanılabilecek para, çek, poliçe vb. her türlü ödeme aracı. Herhangi bir konuyu tanıtma, duyurma, propaganda yapma amacıyla üzerine yazı yazılmış bez veya karton. Yabancı ülke parası.

Pari : Ara sıra, arada bir: Pari şuradan pari buradan.

Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Yılı : Yılkı, davar.

Diğer dillerde Louvre anlaşması anlamı nedir?

İngilizce'de Louvre anlaşması ne demek ? : louvre agreement