Mabeyin başkatibi nedir, Mabeyin başkatibi ne demek

Mabeyin başkatibi; Tarih alanında kullanılan bir kelimedir.

Tarih terimi olarak anlamı:

II. Mahmut zamanından bu yana padişahların sadrazamlarla yazışmalarını yöneten ve yazmanların başı olan yüksek saray görevlisi.

Mabeyin başkatibi kısaca anlamı, tanımı

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz

Mabeyin : Ara. Padişah sarayı. Eski konaklarda harem ile selamlık arasındaki daire.

Zamanında : Eskiden. Tam vaktinde.

Sadrazam : Osmanlı Devleti'nde başbakan, veziriazam, sadır.

Yazışma : Bir konuda karşılıklı yazı yazma, haberleşme, muhabere.

Padişah : Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Yazman : Özel kuruluş veya kamu kurum veya kuruluşlarında haberleşmeyi sağlayan, yazışma yapabilen görevli, kâtip, sekreter. Özel kuruluş veya kamu kurum veya kuruluşlarında yazışmalardan sorumlu kimse, sekreter.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

 

Mahmut : Övülmüş, övülmeye değer.

Padişa : Hükümdar, bk. padişah.

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Yazma : Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.

Saray : Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı. Van iline bağlı ilçelerden biri. Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri. Kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı. Devlet başkanı ve çevresi. Görkemli ve gösterişli yapı.

Yazış : Yazma işi.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

 

Sadr : Kazaskerlere verilen san.

Yana : Yağ ile. Taraf, taraf, tarafta, taraftan, tarafına.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Diğer dillerde Ma anlamı nedir?

İngilizce'de Ma ne demek ? : megestrol acetate