Mengilez nedir, Mengilez ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Keten işlenirken lifleri kılçık ve kıtıktan ayırmak için kullanılan dört ayaklı araç.
Mengilez anlamı, tanımı
Mengi : [Bakınız: Mengü]
Mengil : Kulağın küpe takılan yumuşak yeri. İnek gerdanı. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların boğazlarının altından ampul gibi sarkan bezler. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların kulaklarına işaret için yapılan delik ve kesikler. Küpe. Bilezik. Büyükbaş hayvanları bağlamak için ağaçtan yapılmış u biçimindeki halka. Kavun, karpuz köklerine dadanan bir çeşit tırtıl. Hayvanları ahıra bağlamak için kullanılan U biçiminde eğri ağaç. İm için yapılan kesik, çeltik.
Dört ayak : Dört ayaklı hayvan. Elleri de ayak gibi kullanarak.
Ayırmak : Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
İşlenir : Mekanik araçlarla işlenebilir olan.
Ayırma : Ayırmak işi.
Ayaklı : Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.
İşleni : Gereçleri amaçlı olarak ve çözümleme araçlarıyla işlemden geçirme.
Kılçık : Balıkların eti arasında bulunan diken gibi ince ve küçük kemik. Alttaki güreşçinin, kuyruk sokumunu hızla ve birdenbire havaya kaldırarak sırtına abanmış olan güreşçinin dengesini bozup onu ön veya yan tarafına aşırıp atması. Fasulye, bakla vb. sebzelerin yeşil kabuğunda ve ekin başaklarında bulunan sert ve kıl gibi uzun lif.
Kıtık : Minder, yastık vb.ni doldurmak için kullanılan ve bazen de sıvanın içine katılan keten ve kendir lifleri.
Keten : Ketengillerden, çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı, lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki (Linumusitatissimum). Bu bitkinin liflerinden yapılmış (dokuma vb.).
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.
İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
Dört : Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Üçten bir artık.
Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.
Kete : Yağlı, mayalı veya mayasız hamurdan yapılmış olan çörek.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Menfez hastalığı anlamı nedir?
İngilizce'de Menfez hastalığı ne demek ? : vent disease

Bu kısımda Mengilez nedir? Mengilez ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Mengilez tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Mengilez hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.