Mezofil nedir, Mezofil ne demek
Mezofil; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Yaprakta alt ve üst epidermisler arasında kalan, genellikle fotosentez yapan, yaprağın iç parenkiması.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Ilık ortamı seven.
Teknik terim anlamı:
Yaprakta alt ve üst epidermisleri arasında kalan, genellikle fotosentez yapan, yaprağın iç parenkiması.
Mezofil anlamı, tanımı
Mezo : Karın zarı bağı, zar, askı
Mezofil bakteriler : Ilık seven bakteriler.
Fotosentez : Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.
Parenkima : İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. Özek dokusu, parankima. Yassı solucanlarda kas tabakası ile bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. 3.Bir organın zemin dokusu. İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. Yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. Bir organın zemin dokusu, parankim, parankima, paranşima.
Epidermis : [Bakınız: üst deri]. Üst deri. Derinin yüzeyinde ektoderm kökenli, içten dışa doğru; bazal katman, spinozum katmanı, granulozum katmanı, lusidum katmanı ve korneum katmanı olmak üzere beş katmandan oluşan çok katlı yassı katman. Keratinleşme gösteren bu katmanlarda derinin ince ve kalın oluşuna bağlı olarak stratum lusidum bulunmayabilir. [Bakınız: üst-deri].
Parenkim : Dağınık bir biçimde organize olmuş hücre ve iplikçik kitlesi. Yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. Bir organın zemin dokusu. Organın esas veya işlevsel elemanları.
Epiderm : Üst deri.
Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.
Seven : Tarla ve bağların çevresine çit yapmak için çakılan kazıklar. Tarla ya da bahçe çevresine 3-5 metre aralıklarla dikilen ağaçlar. Sevgi duyan, sevgi dolu kimse, tutkun, âşık.
Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.
Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.
Ortam : Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.
Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Ilık : Soğukla sıcak arası, ne soğuk ne sıcak.
Seve : Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Kapı, pencere pervazı.
Gene : Yine.
Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.
Kala : Kaldığında.
Pare : Parça, kısım. Tane, adet.
Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.
Diğer dillerde Mezofil anlamı nedir?
İngilizce'de Mezofil ne demek ? : mesophyll, mesophil

Bu kısımda Mezofil nedir? Mezofil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Mezofil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Mezofil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.