Mukayese zahiresi nedir, Mukayese zahiresi ne demek

Mukayese zahiresi; Tarih alanında kullanılan bir kelimedir.

Tarih terimi olarak anlamı:

İstanbul halkı için taşradan zorla satın alınan yiyecek maddeleri.

Mukayese zahiresi kısaca anlamı, tanımı

Muka : Kaydırak oynarken kale içine konulan sivri taş parçası

Mukayese : Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama.

Zahir : Açık, belli. Dış yüz, görünüş. Kuşkusuz, elbette, şüphesiz.

Zahire : Gerektiğinde kullanılmak için saklanan tahıl, aşlık.

İstanbul : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Taşra : Bir ülkenin başkenti veya en önemli şehirleri dışındaki yerlerin hepsi, dışarlık.

Zorla : Zor kullanarak, cebren, zecren, metazori. İstemeyerek, isteksiz olarak, zoraki.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Halkı : Araba tekerinin ortasındaki demir halka. (Ortayazı Senirkent Isparta; Gölbaşı Çankaya Ankara; Eskil Aksaray Niğde). [Bakınız: holta].

 

Yiye : Zarar verici, obur (hayvan). Sahip. Eğe.

Satı : Satma işi, satış. Adanmış.

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

Diğer dillerde Mukavele ayıpları anlamı nedir?

İngilizce'de Mukavele ayıpları ne demek ? : contract shameful